ANA SAYFA
  FORUM
  DESTEK OLUN
  ALLAH C.C
  PEYGAMBER EFENDIMIZ
  KURAN-I KERIM
  PEYGAMBERLER VE ALIMLER
  YASIN-I SERIF MEALI
  NAMAZ- ABDEST
  HAC VE ONEMI
  ILMIHAL
  KIYAMET
  ADAB-I MUASERET
  MUBAREK GUN-GECE
  HURAFELER
  KISSADAN HISSE
  TESETTUR
  DINI SUALLER
  AKAIDE GIRIS
  DUALAR UZERINE
  ISLAM TASAVVUFU
  HADIS ELKITABI
  EL LU VEL MERCAN
  MERAK EDILEN KONULAR
  IDARECILIK BILGILERI
  SUNNET VE BIDAT
  AILE BILGILERI
  DINI PROGRAMLAR
  HARITA
  BEBEK ISIMLERI
  RESIMLER
  TARIHIMIZ
  MENKIBELER
  POWERPOINT DOSYALAR

Veda Hutbesi
Veda Hutbesi
Bismillahirrahmanirrahim

EY İNSANLAR!

Sözümü iyi dinleyiniz.Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada ebedi olarak bir daha birleşemeyeceğiz.
İNSANLAR!

Bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl mübarek bir şehir ise, canlarınız, mallarınız da öyle mukaddestir, her türlü tecâvüzden korunmuştur.


ASHABIM!

Yarın Rabbinize kavuşacaksınız ve bugünkü her hal ve hareketinizden muhakkak sorulacaksınız. Sakın benden sonra eski sapıklıklara dönüp de birbirinizin boynunu vurmayınız! Bu vasiyyetimi burada bulunanlar, bulunmayanlara bildirsin! Olabilir ki bildiren kimse, burada bulunup da işitenden daha iyi anlıyarak muhafaza etmiş olur.


ASHABIM!

Kimin yanında bir emanet varsa onu sahibine versin. Faizin her çeşidi kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Lâkin borcunuzun aslını vermek gerektir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız. Allah'ın emriyle faizcilik artık yasaktır. Cahilliyetten kalma bu çirkin âdetin her türlüsü ayağımın altındadır. İlk kaldırdığım fâiz deAbdulmuttalib'in oğlu (amcam) Abbas'ın faizidir.

ASHABIM!

Cahilliyet devrinde güdülen kan dâvâları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası Abdulmuttalib'in torunu (amcazadem) Rebia'nın kan davasıdır.


İNSANLAR!

Bugün şeytan sizin şu topraklarınızda yeniden tesir ve hakimiyet kurmak gücünü ebedi suretle kaybetmiştir. Fakat siz; bu kaldırdığım şeyler dışında, küçük gördüğünüz işlerde ona uyarsanız bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak için bunlardan da sakınınız!

İNSANLAR!


Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah emaneti olarak aldınız; onların namuslarını ve iffetlerini Allah adına söz vererek helal edindiniz. Sizin kadınlar üzeridne hakkınız, onların da sizin üzerinizde hakları vardır. Sizin kadınlar üzerindeki
hakkınız, onların, aile yuvasını, hoşlanmadığınız hiçbir kimseye çiğnetmemeleridir. Eğer razı olmadığınız herhangi bir kimseyi aile yuvanıza alırlarsa, onları hafifçe döğüp sakındırabilirsiniz. Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları, memleket göreneğine göre, her türlü yiyim ve giyimlerini temin etmenizdir.


MÜ'MİNLER!


Size bir emanet bırakıyorum ki ona sıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanet Allah Kitabı Kur'andır.
MÜ'MİNLER!
Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman müslümanın kardeşidir, böylece bütün müslümanlar kardeştir. Din kardeşinize ait olan herhangi bir hakka tecavüz başkasına helal değildir. Meğer ki gönül hoşluğu ile kendisine vermiş olsun...


ASHABIM!

Nefsinize zulmetmeyiniz. Nefsinizin de üzerinizde hakkı vardır.

İNSANLAR!

Allah Teala her hak sahibine hakkını (Kur'an'da) vermiştir. Varise vasiyet etmeğe lüzum yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa ona aittir. Zina eden için mahrumiyet vardır. Babasından başka bir soy iddia eden soysuz, yahut efendisinden başkasına intisaba kalkan nankör, Allah'ın gazabına, meleklerin lanetine ve bütün müslümanların ilencine uğrasın! Cenab-ı Hak, bu gibi insanların ne tevbelerini, ne de adalet ve şahadetlerini kabul eder.

İNSANLAR!

Rabbiniz birdir. Babanız da birdir; hepiniz Âdem'in çocuklarısınız, Âdem ise topraktandır. Allah yanında en kıymetli olanınız, O'na en çok saygı göstereninizdir. Arabın Arap olmayana -Allah saygısı ölçüsünden başka- bir üstünlüğü yoktur.
İNSANLAR!
Yarın beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?

"-Allah'ın elçiliğini ifa ettin, vazifeni yerine getirdin, bize vasiyet ve öğütte bulundun diye şahadet ederiz." (Bunun üzerine Resûl-i Ekrem mübarek şahadet parmağını göğe doğru kaldırarak sonra da cemaat üzerine çevirip indirerek şöyle buyurdu.)

Şahid ol yâ Rab!
Şahid ol yâ Rab!
Şahid ol yâ Rab!

Kütüphanem
yeni makale» 40 Hadis
yeni makale» Dua nedir? Çeşitli Dualar
yeni makale» Din Nedir?
yeni makale» İman Nedir? Nasıl edilir?
yeni makale» Adab-ı Muaşeret
yeni makale» Hz.Muhammed Hayatı
Makaleler
yeni makale bu gerçekten önemlimi?
yeni makale
aile bağlarını koparmak...
yeni makale
Avrulalı kadını taklit
yeni makale
yarım hoca dinden eder
yeni makale
Gençliğin intihar koşusu
yeni makale
beşik ile kabir arası
yeni makale 
Ezanda geçen Haydin ...
Adab-ı Muaseret
yeni makale» Selamlasma Adabi
yeni makale» Saygı Adabı
yeni makale» Kardeşlik Adabı
yeni makale» Komşu Adabı
yeni makale» İzin İsteme Adabı
yeni makale» Yemek Adabı
yeni makale» Elbise Adabı
yeni makale» Doğruluk Adabı
yeni makale» Sır Tutma Ahlakı
Namazlar(Resimli)
yeni makale» Namazın Kılınışı Resimli
yeni makale» Namaz sureleri
yeni makale»
Cuma Namazı Kılınışı
yeni makale»
Bayram Namazı
yeni makale»
Cenaze Namazı
yeni makale»
Kaza Namazı
yeni makale» yolcu namazı
yeni makale»
Sehiv Secdesi (Unutma Secdesi)
Abdest (Resimli)
yeni makale» Abdestle ilgili Bilgiler
yeni makale»
Abdest Alınışı Resimli
yeni makale»
Abdesti Bozan ve Bozmayan yeni makaleDurumlar
yeni makale»
Gusülle ilgili Bilgiler
yeni makale»
Teyemmüm Bilgiler
yeni makale»
Teyemmüm Resimli
Mubarek Gün-Gece
yeni makale» Kadir Gecesi
yeni makale»
Mevlüt Kandili
yeni makale»
Regaib Kandili
yeni makale»
Miraç Kandili
yeni makale»
Beraat Kandili
yeni makale» Üç Aylar
yeni makale» Kandil Mesajları
Kıssadan Hisse
yeni makale» 33 ADIM
yeni makale»
86400 Saniye
yeni makale»
Hüzün
yeni makale»
İcki Icmek
yeni makale»
Sakat Köpek
yeni makale»
Kirlangic
yeni makale»
Sevgi Agaci
yeni makale»
Yaban Kazlari
Önemli Dini Bilgiler
yeni makale» Oruç ile ilgili Bilgiler
yeni makale» Zekat ile ilgili Bilgiler
yeni makale» Hac ile ilgili Bilgiler
yeni makale» Kurban ilgili Bilgiler
yeni makale» VEDA HUTBESİ
Hurafeler
yeni makale» SiHiR = BÜYÜ
yeni makale» Çaput Bağlamak
yeni makale» MUSKA
yeni makale» Mum Yakmak
yeni makale» Kurşun Dökmek
yeni makale» Fal Açmak
yeni makale» Günlerin Uğursuzluğu


www.islamanahtari.tr.gg

1-Âfetü’l ilmi en nisyanü: İlmin afeti unutmaktır.
************************
2
-Ettuhuru şatru’l iman: Temizlik imanın yarısıdır.
************************
3-A’kilhâ ve tevekkel: (Deveyi) bağla ve tevekkül et.
************************
4-Sûmû tesihhû: Oruç tutun, sıhhat bulun.
**********************
5-Es-salâtü imâdü’d dini: Namaz dinin direğidir.
*************************
6-Talebü’l helali cihadün: Helal peşinde koşmak cihaddır.
******************************
7-El-kelimü’t tayyibetü sadakatün: Güzel söz sadakadır.
***************************
8-El cennetü tahte zılâli’s süyuf: Cennet kılıçların gölgesi altındadır.
*************************
9-El mecalisü bi’l emaneti: Meclislerdeki sözler emanettir.
***************************
10-Ed-dellü alel hayri kefailihi:Hayra vesile olan yapan gibidir.
****************************
11-El cennetü dâr-ül eshıya: Cennet cömertler yurdudur.
*************************
12-Es- savmü nısf’us sabr: Oruç sabrın yarısıdır.
************************
13-Es sabru nısf’ul iman: Sabır imanın yarısıdır.
***********************
14-Et tebessümü sadakatun: Tebessüm etmek sadakadır.

************************
15-Es sabru miftahul ferec: Sabır, başarının anahtarıdır.
************************
16-Es sabru ınde sadmetül ula: Sabır, musi,betin ilk anındakidir.
************************
17-Efdalü’l ibadeti edvamuha: İbadetin efdali devamlı olanıdır.
************************
18-El Kur’anü hüved deva: Kur’an, sırf devadır.
************************
19
-Men samete reca: Dilini tutan kurtuldu.
************************
20-Re’sü’l hikmeti mehafetullah: Hikmetin başı Allah korkudur.
************************
21-El idetü atiyyetün: Vaad edilen verilmelidir.
************************
22-Ed duaü silahu’l mümin: Dua müminin silahıdır.
************************
23-İsmah yusmah leke: Müsamaha et ki sende göresin.
************************
24-Es salatü nur’ul mümin: Namaz müminin nurudur.
************************
25-En nedametü tevbetün: Pişmanlık tövbedir.
************************
26-El mescidü beytü külli takiyyin: Mescid, takva sahiplerinin evidir.
************************
27-Ed dinü en nasiha: Din nasihattir.
************************
28-Ed duaü hüvel ibadetü: Dua ibadettir.

 

************************
29-El cümuatü haccü’l mesakin: Cuma fakirlerin haccıdır.
************************
30-Hüsnü’s suali nısfu’l ilim: Güzel soru, ilmin yarıdır.
************************
31-Es selamü kable’l kelam: Önce selam, sonra kelam.
************************
32-İzâ gadibte fe’skut: Öfkelendiğinde sus.
************************
33-Kesretü’d dahiki tumitül kalb: Çok gülmek kalbi öldürür.
************************
34-Es savmu cünnetün: Oruç kalkandır.

35-Es subhatü temneu’r rızk: Sabah uykusu, rızka engeldir.
************************
36-El hamrü ummü’l habais: İçki, kötülüklerin anasıdır.
************************
37-Zina’l uyûni en nazaru: gözlerin zinası bakmaktır.
************************
38-El kanâatü mâlün la yenfedü: Kanaat bitmez bir sermayedir.
************************
39-El hayaü minel iman: Hayâ(utanma duygusu) imandandır.
************************
40-El mer’ü ala dini halilihi: Kişi, arkadaşının dini üzeredir.
www.islamanahtari.com
huzurlu adresiniz

BIR YAZARIN IDDIALARINA CEVAPLAR

Bir yazarın iddialarına cevaplar

Bir okuyucumuz, bir yazarın, nafile namazları savunan iddialarını bize göndermiş, cevap vermemizi istiyor. Aşağıda bu iddia ve cevapları okuyacaksınız.

İddia:
Varsayalım ki bir amca 70 yaşına gelmiş. Bu amca 70 yıllık ömründe namazlarını bazen kılmış bazen kılmamış. Gençliği de çok hızlı geçmiş hiç kılmamış. Bu adamın kaç vakit namazının kazaya kaldığını tam olarak bilmesi imkansızdır. Şimdi biz bu adama tahminen ne kadar namazın kazaya kaldıysa onları kaza et desek, fazladan kaza ettiyse ne güzel ama ya noksan kaza ettiyse! Bu amcanın sonradan yaptığı bütün nafile ibadetler çöpe mi atılacak?
CEVAP
Çöpe atılmak tabiri bir ilim adamına yakışmaz. Boşa mı gidecek veya kabul olmaz mı denebilirdi.

Resulullah efendimiz boşa gider diyorsa, kabul olmaz diyorsa elbette kabul olmaz, Resulullahın vârisi olan âlimler boşa gider diyorsa elbette boşa gider. Allah resulünden ümmetine karşı daha merhametli olan mı var yoksa? Onun ümmetinin üzerine Ondan daha fazla titreyen mi var? O kabul olmaz diyorsa elbette kabul olmaz.

İddia: Bir gün nafile namaz kılabilme ruhsatını alabilme umuduyla 70 yaşındaki bir amcanın bu kadar namazı kazaya ömrünün yeteceğini ben sanmıyorum.
CEVAP
Onun sanmaması veya benim sanmam dinde senet mi? Bu hiçbir ilim adamına yakışmaz. Sözü dinde senet olan imam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
(Farzın yanında nafilelerin hiç kıymeti yoktur. Sünnetlerin farzlar yanındaki kıymeti de, deniz yanında bir damla su gibi bile değildir.) [m.29, 260]

Şimdi biz o yazara mı inanalım, yoksa 12 tarikatın şeyhi, müceddid-i elfi sani hazretlerine mi? Farzlardan sorguya çekileceğiz, nafilelerden sorguya mı çekileceğiz de bu kadar gayret gösteriliyor? Niye Resulullahın ve vârisi olan âlimlerin sözlerine itibar edilmiyor da “Ben sanmıyorum” diye kendi görüşünü din gibi savunuyor?

Peki Peygamber efendimizin şu mübarek sözlerine ne diyecek ki?
Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Kaza namazı olanın, kıldığı nafile namaz kabul olmaz.) [Dürret-ül-fahire]

(Herkes nafile ile meşgul iken sen farzları tamamla!)
[Miftah-ün-necat]

(Allahü teâlâ, farzlarla bana yaklaşıldığı gibi, hiçbir şeyle yaklaşılamaz buyurdu.)
[Buhari]

(En üstün cihad, farzları edadır.)
[Taberani]

(Farz namaz borcu olanın nafile kılması, doğurmak üzere olan hamileye benzer. Doğumu yaklaşırken, çocuğu düşürür. Artık buna, hamile denmez, ana da denmez. Bu kimse de böyle olup, farz namazlarını ödemedikçe, Allah nafile namazlarını kabul etmez
.) [Fütuh-ul-gayb m.48]

Daha çok vesika var. Resulullahın bu kadar hadis-i şerifleri varken, ne diye şahısların indi görüşlerine uyalım?

İddia:
Müslümanları nafile ibadete karşı niye soğutmak isteniyor ki?
CEVAP
Bu çirkin sözü imam-ı Rabbani için mi, yoksa Resulullah için mi söylüyor?
Nafileden soğutan biz miyiz yoksa Resulullah efendimiz mi, imam-ı Rabbani hazretleri mi? Nafile denizde damla bile değil diyen kim? Din hususunda konuşurken ağızdan çıkanı kulak da duymalı. Bu din nakil dinidir. Şahsi görüşlerin dinde yeri yoktur. Bir hadis-i şerifte, (Ateşe [Cehenneme] en cüretkâr olan, fetva vermeye en cüretkâr davranandır) buyuruluyor.
İkincisi sünnetler yerine kaza kılınca zaten sünnetler terk edilmiş olmuyor. Peygamber efendimiz, farz yanında bir nafile namaz kıldığı için ona sünnet denmiştir. Bu kimseler sadece farzı mı kılıp gidiyorlar. Farzdan önce veya sonra namaz kılmıyorlar mı?

İddia:
Bir örnek vereyim: Diyelim ki eniştem mübarek Ramazan-ı şerif ayındaki Kadir gecesinde camiye gitti. Sohbette hoca efendi o gecenin ve o gecede kılınacak 4 rekatlık bir tesbih namazının önemini o kadar güzel anlattı ki; eniştem geldi bu gece mübarek bir gece, tesbih namazı da çok ehemmiyetli bi namazmış, ben de bu gece Allah rızası için bi tesbih namazı kılmaya niyetlendim dese; Bizim ona dur bakalım hemşerim, senin bir sürü kaza namazı borcun var git önce onları bi bitir ondan sonra gel, senin kılacağın tesbih namazı kabul olmaz mı dememiz lazım? Ben böyle bir şey söylemekten Allah’a sığınırım.
CEVAP
Şu örneği gördünüz değil mi? Bu örnek Resulullahı tekzip etmiyor mu, imam-ı Rabbaniyi ve diğer âlimleri tekzip etmiyor mu? Niye ilmi bir vesika bildirmiyor da kendi görüşünü din gibi ortaya atıyor? Peygamber efendimizin sözünü bildirmekten Allah’a sığınmak ne demek? Hâşâ Peygamber efendimiz öyle yanlış şeyler mi söylüyor?

İddia:
Bir hadisi kudside, Farzlarla kulum benim gadabımdan (azabımdan) kurtulur, nafilelerle bana (benim rızama) yaklaşır. Hadisi kudsi gayet açık; farzlar zaten boynumuzun borcu yapmak zorundayız. Yapmazsak azaba duçar oluruz.
CEVAP
Peki niye farzları kıldırmayıp da nafile ile meşgul ediyor? Demek ki azaptan kurtulmak için farzları eda şart. Kendisi de bunu intakı hak kabilinden söylemiş oldu. Farzı yapmayan Allah’ın azabından nasıl kurtulur ki? İşte kendi yazdığı hadis-i kudsi. Allah kimseyi şaşırtmasın, kendi kazdığı kuyuya kendisi düştü.
Bir kudsi hadis de şöyledir:
(Allahü teâlâ buyurur: “Benim dostlarımdan birine eza eden adam, bana harp ilan etmiş demektir. Kulum bana kendisine farz kıldığım şeylerden daha sevimli şeyle yaklaşamaz. Kulum nafilelerle bana öyle yaklaşır ki nihayet onu severim. Onu sevdiğimde de işiten kulağı, gören gözü, tutan eli ve yürüyen ayağı olurum. Benden bir şey isterse onu kendisine mutlaka veririm. Bir şeyden bana sığınırsa onu mutlaka korurum.”) [Buhari, İmam-ı Ahmed]


Gerek o ve gerekse bu hadis-i kudsi, farz borcu olmayanlar içindir. Çünkü hadis-i şerifte bu husus açıklanmıştır. Yukarıda bildirildi.

İddia: Farz namaz o denli çok mühim. Ama farzı eda ettiğimiz vakit, borçtan ve azaptan kurtuluyoruz. Nafilelerde ise böyle bir zorlama söz konusu değil. Zorlama olmadığı için de farzlarla birlikte nafile ibadet yapan Cenab-ı Hakkın rızasına yaklaşır.
CEVAP
Zorlama söz konusu olanı tehir ettirip de, zorlama söz konusu olmayanı yaptırmak akıl kârı mıdır?

Bir de Farzlarla birlikte diyor. Zaten farzları tehir etmenin cezası büyük. Nafile kılmakla kılınan namaz, boşa gitmiş olmakla kalmıyor. Farzları geciktirdiği için azaba duçar oluyor. (Halebi)

Farzları bitireceğiz ondan sonra nafilelere sıra gelir. Âlimler diyor ki:
Farzlar binanın duvarları gibidir, sünnetler ve nafileler duvarın sıvası ve süsü gibidir. Duvar olmadan duvara süs yapılmaya kalkılır mı hiç? Hadis-i şerifte nafileleri boşa gider buyurulması, işte bunun yüzündendir, duvar olmadan süs yapmak gibidir.


İddia:
Teşbihte hata olmaz; Bir işçiyi düşün bu işçinin görevi nedir? Mesai saatlerinde üzerine düşen görevleri iyi bir şekilde yapmak. Bu işçi sadece görevini yaptığı için ücretini hak eder. İşini yapmazsa da işten kovulur ve zor durumda kalır. Ama bir işçi düşün ki akşam olmuş mesai saati sona ermiş ama bu işçi bir saat de fazladan çalışmış ki patronunun işi yetişsin diye. Ama bunu ne zorlamayla ne de mesai karşılığı yapmış. Yani sırf kendi rızasıyla çalışmış. Birinci işçide mesai saati biter bitmez gitmiş. Birincisine sen niye sadece mesai saatinde çalıştın senden memnun değilim denemez. Fakat ikinci işçinin patronunu ne kadar mutlu edeceğini az çok tahmin edebiliriz.
CEVAP
Ne örnek ne örnek. Yine kendi sözü ile bizim savunduğumuz doğru yolu ispat ediyor. Çünkü mesaisini bitirdikten sonra, yani çalışma mecburiyeti bittikten sonra diyor yani farz borçlarını ödedikten sonra diyor.

İşçi mesai saatinde patronun verdiği görevleri yapmak zorunda iken bunu değil de başka işleri yapması patronun rızasına aykırıdır. Mesai saati dışında yaparsa ona elbette bir şey denmez. Çünkü o mesaisinden kaytarmış, yıllarca mesaisine gitmemiştir. Allah böylece yıllarca mesaiden kaçmış kişiyi sever mi hiç? Ama kendi emrine sarılırsa onu sever. Yine onun emrini tehir edip nafilelerle meşgul olması Allah’ın emrini geciktirmektir. Önce yapması gereken Onun verdiği işlerdir. Kendi kafasına göre iş yapması, öteki işi geciktirmesi asla kabul edilmez. Bu işleri mesai dışında yapmıyor, mesai içinde yapıyor.

İşte İslam âlimlerinden nakil yapmayıp da kendi görüşünü din gibi göstermesi foyasını ve boyasını meydana çıkarıyor.

İddia: Buradan çıkarak denilebilir ki hâşâ Cenab-ı Hakkın bizim fazla mesaimize (nafilelerimize) ihtiyacı mı var? Şunu hiç unutmamak gerekir ki Cenab-ı Hakkın bizim farzlarımıza da ihtiyacı yoktur. Ama bizim bu farzlara ve nafilelere ihtiyacımız var. Üzerinde yaşadığımız dünya bir imtihan sahasıdır. Bu sahada kim farzlarla birlikte daha fazla nafile işlerse ahirette o denli yüksek makamlara nail olur.
CEVAP
Ama Hamza Efendi hazretlerinin (Bey ve Şir’a) risalesinin şerhinde, (Yolculuğa çıkmadan önce iki rekat namaz kılmalıdır! Kazaya kalmış namazı varsa bir, iki veya üç vakit namazını kaza etmelidir! Çünkü kaza borcu var iken, nafile kılmak ahmaklıktır) buyuruluyor.
(s.6)

Seyyid Abdülkadir Geylani hazretleri de ahmaklıktır buyuruyor.

Ahmaklık fazilet gibi gösterilir mi hiç? Bize âlimlerden nakil versin. Kendi teşbihleri kendi örnekleri kendini ele veriyor. Âlimlerden örnek verirse hakka teslim olmuş olur.

İddia:
Bir de şunu belirtmek isterim ki bu siteyi hazırlayanların üstazı Abdülhakim ARVASİ’dir. Bu zatın ameldeki mezhebi Şafii’dir. Dolayısıyla buradaki fetvalar Şafii’lere göre verilmiş fetvalardır.
CEVAP
Arvasi hazretlerinin Şafii olduğu doğrudur ama bildirdiği sadece Şafii için değil ki, dört mezhepte de böyledir buyuruyor. Gözümüzün içine baka baka böyle iftira etmesi çok ayıptır. Allah’tan korkmak lazımdır. Hangi kitabında Şafii’ye göre böyledir diğer mezheplerde böyle değildir diye yazmıştır ki? Dört mezhepte de böyledir buyuruyor. Ne iftira yapılacağı şaşırılmıştır.
Diş dolgusu için de Hanefilerin Şafii’yi taklit etmeleri gerektiğini bildiren odur. Necip Fazıl da bunu İman Atlası isimli ilmihalinde yazmaktadır. Güneş balçıkla nasıl sıvanmaya kalkılıyor ki? Mertçe biz Arvasi efendinin sözünü kabul etmeyiz desin işin içinden çıksın, niye takmak için kulp aranıyor? Niye kendi görüşleri için o zatı alet etmeye kalkıyor? O zatın eserleri meydanda. Bunları kime yutturmaya çalışıyor ki?

İddia: Zaten kaynak olarak gösterdikleri kitapların bir kısmı Şafii fıkhına dair kitaplardır. Dolayısıyla bizi bağlamaz.
CEVAP
Hangisi Şafii kitabı ki? Hazma efendinin Bey ve şir’a risalesi mi? Kudüs kadısının yazdığı Nevadir-i fıkhiyye fi mezheb-il-eimmet-il Hanefiyye kitabı mı? Hanefi mezhebi hadis âlimlerinden Abdülhak-ı Dehlevi mi? İmam-ı Rabbani mi? Muhammed Emin efendinin Necat-ül- mü’minin mi?
Bunların hangisi Şafii ise lütfen bildirsin.

Bütün Şafii kitapları da farz borcu olanın nafile kılması haramdır buyuruyor. Ama biz Şafiileri senet olarak almıyoruz ki. O yazara sor. De ki sizin verdiğiniz örnekleri Şafiiler bilmiyor muydu? Niye nafile ile meşgul olmaya haram demişler diye sor. Diğer mezheplerde de böyledir. Hanbeliler Malikiler de böyle buyurmuştur. Kazası olan nafile ile iştigal edemez. Bütün bu âlimler, rastgele mi fetvalar vermişlerdir? Bize uymayan ictihadlarına elbette tâbi olmayız ama bu konuda uymayan bir şey yok ki.

İddia: Bir kimse bu hak mezheplerden hangisine tâbi olursa ona göre amel eder. Diğer mezhepler onu etkilemez. Bizim tâbii olduğumuz mezhebin imamları diş dolgusuna cevaz vermişler bizi bu ilgilendirir. Velev ki yanlış bile olsa biz bundan mesul olmayız.
CEVAP
Niye yalan söyleniyor ki? Kim vermiş fetvayı? Altın veya gümüş kullanmaya izin vermek, kaplamaya fetva mıdır? Bu nasıl mantık böyle? İmamlar dişi altın tel ile bağlamak caiz diyor, bu gusle mani değil dediler diye imamlara iftira ediyor. Gusle mani olmaz diyen bir imam var mı? İmam-ı a’zam mı, imam-ı Muhammed mi, imam-ı Ebu Yusuf mu, imam-ı Züfer mi, hangisi? Nasıl yalan bu?

İddia: Bu tartışmalar yeni değil. Fatih Sultan Mehmet Han zamanındaki bütün âlimleri toplamış ve bu meseleyi açıklığa kavuşturmuştur. Molla Hüsrev Hazretleri de bu tartışmaların kaynağını Mirat-ül Usul Fi Şerhi Mirgaatil Vusul sh.101 de belirtmiştir. Hadise şudur:
Hanefi âlimlerine göre üzerinde farz hac borcu olan nafile hac yapabilir. İmam-ı Şafii hazretlerine göre de yapamaz. Böyle bir kimse sefihtir. Hacir altına alınması gerekir. Uzun lafın kısası imam-ı Şafii hazretlerine göre üzerinde farz hac borcu olan nafile hac yapamaz. Bu hususi bir kaidedir. Mecelle kanunu derki; mukayyet (hususi) olan mutlak (umumi) üzerine yüklenemez. Hususi bir mesele olan farz hac-nafile hac mevzusunu umuma şamil kılıp bütün farzlar için söylemek mümkün değildir. Fıkhen de caiz değildir. Fakat buna rağmen bu şekilde hareket etmek imam-ı Şafii hazretlerinin de kemiklerini sızlatmak suretiyle İslamiyet’e vurulan bir baltadır. İnsanları İslamiyet’e karşı soğutmak ve ibadet etmekten uzaklaştırma çalışmasından başka bir şey değildir.
CEVAP
Hac başka, oruç başka, namaz başkadır. Hac ömürde bir kere farzdır, oruç yılda bir kere farzdır. Kim haccı örnek alarak namazı onun içine katmış ki? Bir kimse Ramazandan birkaç gün oruç borcu varken nafile tutabilir, çünkü daha öteki Ramazanın gelmesine epey vakit var. Ama namaz öyle mi? Borcunu ödemeden hemen öteki vakit giriyor. Oruç da öteki vakit girmiyor ki. Birbiri ile nasıl kıyas edilir? Hac ömürde bir keredir tehir edilince günah olur ise de, hac yapınca affolur. Ama namaz borcu öyle mi? Kaza edilmesi emredilmiştir. Maalesef bâtıl kıyasa, Molla Husrev hazretleri de alet edilmiştir.

 
 

SAAT

 
 
  Sık Kullanılanlara Ekle
site içi özel arama (islam anahtarı )

Üye Girişi


Kullanıcı Adı:

Şifre:

Şifremi unuttum

kayıt ol

 

 
 
 
 

DUYURULAR

 

Duyuru Panosu

Kullanıcılarımız toplam 13224 mesaj gönderdiler
Toplam 473 kayıtlı kullanıcımız var
Son kaydolan kullanıcımız: bekir öztürk
üyemiz olmak için
buraya tıklayın
forumda sınırsız
paylaşıma
katılın

 

 

 
 

mediaplayer

Kur'an-ı Kerim Ziyafetleri
islamanahtarı radıo
radyo ve tv yayınları
ezgiler
şiirler
namaz öğreniyorum
mehter marşları
Belgeseller
filmler
klipler
tiyatrolar
kutsal yolculuk hacc
mealler
tefsir dersleri
kur'an öğreniyorum
İlahiler
ezan-ı muhammedi
nakşibendi cemaati
islami videolar
mübarek geceler
sevgili peygamberim
ilahi ve kasideler
hutbeler
eshab-ı kiram serisi
evliyalar serisi
silsile-i aliyye
cennet ve cehennem

 

 
 

menü




HZ.MUHAMMED (S.A.V)
Sitene Ekle
 
http://www.islamanahtari.com/
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol