ANA SAYFA
  FORUM
  DESTEK OLUN
  ALLAH C.C
  PEYGAMBER EFENDIMIZ
  KURAN-I KERIM
  PEYGAMBERLER VE ALIMLER
  YASIN-I SERIF MEALI
  NAMAZ- ABDEST
  HAC VE ONEMI
  ILMIHAL
  KIYAMET
  ADAB-I MUASERET
  MUBAREK GUN-GECE
  HURAFELER
  KISSADAN HISSE
  TESETTUR
  DINI SUALLER
  AKAIDE GIRIS
  DUALAR UZERINE
  ISLAM TASAVVUFU
  HADIS ELKITABI
  EL LU VEL MERCAN
  MERAK EDILEN KONULAR
  IDARECILIK BILGILERI
  SUNNET VE BIDAT
  AILE BILGILERI
  DINI PROGRAMLAR
  HARITA
  BEBEK ISIMLERI
  RESIMLER
  TARIHIMIZ
  MENKIBELER
  POWERPOINT DOSYALAR

Veda Hutbesi
Veda Hutbesi
Bismillahirrahmanirrahim

EY İNSANLAR!

Sözümü iyi dinleyiniz.Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada ebedi olarak bir daha birleşemeyeceğiz.
İNSANLAR!

Bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl mübarek bir şehir ise, canlarınız, mallarınız da öyle mukaddestir, her türlü tecâvüzden korunmuştur.


ASHABIM!

Yarın Rabbinize kavuşacaksınız ve bugünkü her hal ve hareketinizden muhakkak sorulacaksınız. Sakın benden sonra eski sapıklıklara dönüp de birbirinizin boynunu vurmayınız! Bu vasiyyetimi burada bulunanlar, bulunmayanlara bildirsin! Olabilir ki bildiren kimse, burada bulunup da işitenden daha iyi anlıyarak muhafaza etmiş olur.


ASHABIM!

Kimin yanında bir emanet varsa onu sahibine versin. Faizin her çeşidi kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Lâkin borcunuzun aslını vermek gerektir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız. Allah'ın emriyle faizcilik artık yasaktır. Cahilliyetten kalma bu çirkin âdetin her türlüsü ayağımın altındadır. İlk kaldırdığım fâiz deAbdulmuttalib'in oğlu (amcam) Abbas'ın faizidir.

ASHABIM!

Cahilliyet devrinde güdülen kan dâvâları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası Abdulmuttalib'in torunu (amcazadem) Rebia'nın kan davasıdır.


İNSANLAR!

Bugün şeytan sizin şu topraklarınızda yeniden tesir ve hakimiyet kurmak gücünü ebedi suretle kaybetmiştir. Fakat siz; bu kaldırdığım şeyler dışında, küçük gördüğünüz işlerde ona uyarsanız bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak için bunlardan da sakınınız!

İNSANLAR!


Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah emaneti olarak aldınız; onların namuslarını ve iffetlerini Allah adına söz vererek helal edindiniz. Sizin kadınlar üzeridne hakkınız, onların da sizin üzerinizde hakları vardır. Sizin kadınlar üzerindeki
hakkınız, onların, aile yuvasını, hoşlanmadığınız hiçbir kimseye çiğnetmemeleridir. Eğer razı olmadığınız herhangi bir kimseyi aile yuvanıza alırlarsa, onları hafifçe döğüp sakındırabilirsiniz. Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları, memleket göreneğine göre, her türlü yiyim ve giyimlerini temin etmenizdir.


MÜ'MİNLER!


Size bir emanet bırakıyorum ki ona sıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanet Allah Kitabı Kur'andır.
MÜ'MİNLER!
Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman müslümanın kardeşidir, böylece bütün müslümanlar kardeştir. Din kardeşinize ait olan herhangi bir hakka tecavüz başkasına helal değildir. Meğer ki gönül hoşluğu ile kendisine vermiş olsun...


ASHABIM!

Nefsinize zulmetmeyiniz. Nefsinizin de üzerinizde hakkı vardır.

İNSANLAR!

Allah Teala her hak sahibine hakkını (Kur'an'da) vermiştir. Varise vasiyet etmeğe lüzum yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa ona aittir. Zina eden için mahrumiyet vardır. Babasından başka bir soy iddia eden soysuz, yahut efendisinden başkasına intisaba kalkan nankör, Allah'ın gazabına, meleklerin lanetine ve bütün müslümanların ilencine uğrasın! Cenab-ı Hak, bu gibi insanların ne tevbelerini, ne de adalet ve şahadetlerini kabul eder.

İNSANLAR!

Rabbiniz birdir. Babanız da birdir; hepiniz Âdem'in çocuklarısınız, Âdem ise topraktandır. Allah yanında en kıymetli olanınız, O'na en çok saygı göstereninizdir. Arabın Arap olmayana -Allah saygısı ölçüsünden başka- bir üstünlüğü yoktur.
İNSANLAR!
Yarın beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?

"-Allah'ın elçiliğini ifa ettin, vazifeni yerine getirdin, bize vasiyet ve öğütte bulundun diye şahadet ederiz." (Bunun üzerine Resûl-i Ekrem mübarek şahadet parmağını göğe doğru kaldırarak sonra da cemaat üzerine çevirip indirerek şöyle buyurdu.)

Şahid ol yâ Rab!
Şahid ol yâ Rab!
Şahid ol yâ Rab!

Kütüphanem
yeni makale» 40 Hadis
yeni makale» Dua nedir? Çeşitli Dualar
yeni makale» Din Nedir?
yeni makale» İman Nedir? Nasıl edilir?
yeni makale» Adab-ı Muaşeret
yeni makale» Hz.Muhammed Hayatı
Makaleler
yeni makale bu gerçekten önemlimi?
yeni makale
aile bağlarını koparmak...
yeni makale
Avrulalı kadını taklit
yeni makale
yarım hoca dinden eder
yeni makale
Gençliğin intihar koşusu
yeni makale
beşik ile kabir arası
yeni makale 
Ezanda geçen Haydin ...
Adab-ı Muaseret
yeni makale» Selamlasma Adabi
yeni makale» Saygı Adabı
yeni makale» Kardeşlik Adabı
yeni makale» Komşu Adabı
yeni makale» İzin İsteme Adabı
yeni makale» Yemek Adabı
yeni makale» Elbise Adabı
yeni makale» Doğruluk Adabı
yeni makale» Sır Tutma Ahlakı
Namazlar(Resimli)
yeni makale» Namazın Kılınışı Resimli
yeni makale» Namaz sureleri
yeni makale»
Cuma Namazı Kılınışı
yeni makale»
Bayram Namazı
yeni makale»
Cenaze Namazı
yeni makale»
Kaza Namazı
yeni makale» yolcu namazı
yeni makale»
Sehiv Secdesi (Unutma Secdesi)
Abdest (Resimli)
yeni makale» Abdestle ilgili Bilgiler
yeni makale»
Abdest Alınışı Resimli
yeni makale»
Abdesti Bozan ve Bozmayan yeni makaleDurumlar
yeni makale»
Gusülle ilgili Bilgiler
yeni makale»
Teyemmüm Bilgiler
yeni makale»
Teyemmüm Resimli
Mubarek Gün-Gece
yeni makale» Kadir Gecesi
yeni makale»
Mevlüt Kandili
yeni makale»
Regaib Kandili
yeni makale»
Miraç Kandili
yeni makale»
Beraat Kandili
yeni makale» Üç Aylar
yeni makale» Kandil Mesajları
Kıssadan Hisse
yeni makale» 33 ADIM
yeni makale»
86400 Saniye
yeni makale»
Hüzün
yeni makale»
İcki Icmek
yeni makale»
Sakat Köpek
yeni makale»
Kirlangic
yeni makale»
Sevgi Agaci
yeni makale»
Yaban Kazlari
Önemli Dini Bilgiler
yeni makale» Oruç ile ilgili Bilgiler
yeni makale» Zekat ile ilgili Bilgiler
yeni makale» Hac ile ilgili Bilgiler
yeni makale» Kurban ilgili Bilgiler
yeni makale» VEDA HUTBESİ
Hurafeler
yeni makale» SiHiR = BÜYÜ
yeni makale» Çaput Bağlamak
yeni makale» MUSKA
yeni makale» Mum Yakmak
yeni makale» Kurşun Dökmek
yeni makale» Fal Açmak
yeni makale» Günlerin Uğursuzluğu


www.islamanahtari.tr.gg

1-Âfetü’l ilmi en nisyanü: İlmin afeti unutmaktır.
************************
2
-Ettuhuru şatru’l iman: Temizlik imanın yarısıdır.
************************
3-A’kilhâ ve tevekkel: (Deveyi) bağla ve tevekkül et.
************************
4-Sûmû tesihhû: Oruç tutun, sıhhat bulun.
**********************
5-Es-salâtü imâdü’d dini: Namaz dinin direğidir.
*************************
6-Talebü’l helali cihadün: Helal peşinde koşmak cihaddır.
******************************
7-El-kelimü’t tayyibetü sadakatün: Güzel söz sadakadır.
***************************
8-El cennetü tahte zılâli’s süyuf: Cennet kılıçların gölgesi altındadır.
*************************
9-El mecalisü bi’l emaneti: Meclislerdeki sözler emanettir.
***************************
10-Ed-dellü alel hayri kefailihi:Hayra vesile olan yapan gibidir.
****************************
11-El cennetü dâr-ül eshıya: Cennet cömertler yurdudur.
*************************
12-Es- savmü nısf’us sabr: Oruç sabrın yarısıdır.
************************
13-Es sabru nısf’ul iman: Sabır imanın yarısıdır.
***********************
14-Et tebessümü sadakatun: Tebessüm etmek sadakadır.

************************
15-Es sabru miftahul ferec: Sabır, başarının anahtarıdır.
************************
16-Es sabru ınde sadmetül ula: Sabır, musi,betin ilk anındakidir.
************************
17-Efdalü’l ibadeti edvamuha: İbadetin efdali devamlı olanıdır.
************************
18-El Kur’anü hüved deva: Kur’an, sırf devadır.
************************
19
-Men samete reca: Dilini tutan kurtuldu.
************************
20-Re’sü’l hikmeti mehafetullah: Hikmetin başı Allah korkudur.
************************
21-El idetü atiyyetün: Vaad edilen verilmelidir.
************************
22-Ed duaü silahu’l mümin: Dua müminin silahıdır.
************************
23-İsmah yusmah leke: Müsamaha et ki sende göresin.
************************
24-Es salatü nur’ul mümin: Namaz müminin nurudur.
************************
25-En nedametü tevbetün: Pişmanlık tövbedir.
************************
26-El mescidü beytü külli takiyyin: Mescid, takva sahiplerinin evidir.
************************
27-Ed dinü en nasiha: Din nasihattir.
************************
28-Ed duaü hüvel ibadetü: Dua ibadettir.

 

************************
29-El cümuatü haccü’l mesakin: Cuma fakirlerin haccıdır.
************************
30-Hüsnü’s suali nısfu’l ilim: Güzel soru, ilmin yarıdır.
************************
31-Es selamü kable’l kelam: Önce selam, sonra kelam.
************************
32-İzâ gadibte fe’skut: Öfkelendiğinde sus.
************************
33-Kesretü’d dahiki tumitül kalb: Çok gülmek kalbi öldürür.
************************
34-Es savmu cünnetün: Oruç kalkandır.

35-Es subhatü temneu’r rızk: Sabah uykusu, rızka engeldir.
************************
36-El hamrü ummü’l habais: İçki, kötülüklerin anasıdır.
************************
37-Zina’l uyûni en nazaru: gözlerin zinası bakmaktır.
************************
38-El kanâatü mâlün la yenfedü: Kanaat bitmez bir sermayedir.
************************
39-El hayaü minel iman: Hayâ(utanma duygusu) imandandır.
************************
40-El mer’ü ala dini halilihi: Kişi, arkadaşının dini üzeredir.
www.islamanahtari.com
huzurlu adresiniz

KUR'ANI OKUMAK BIR GOREVDIR

        Kur'an'ı Okuyup Anlayabilmek 
 
Kur'an'ın okunarak anlaşılması gerektiği veya anlaşılır bir kitap olduğu vurgulanırken statik bakış açılarına sahip bazı müslümanlar şöyle bir itirazda bulunabiliyorlar; Kur'an'ı okuyup-anlamak herkesin işi değildir. Onu ancak ' ehli anlayabilir veya herkes Kur'an'ı okuyup anlamaya çalışırsa herkes farklı hüküm çıkarır ve bu sahada anarşi vukubulur,  
Bu itirazlara karşılık Kur'anın verdiği cevap yeterli olur herhalde:  
«Gerçekten biz bilen bir toplum için ayetleri geniş geniş açıkladık. (6/52)  
«Gerçekleri iyice bilmek isteyenlere ayetleri apaçık gösterdik» (2/118)  
«Biz öğüt alacak bir kavim İçin ayetleri ayrıntılı bir biçimde açıkladık.» (6/126)  
»Sizi karanlıktan aydınlığa çıkarmak için kulu Muhammed'e apaçık ayetler indiren odur.» (57/9).  
 
Yukarıdaki ayetleri dikkatli bir şekilde incelediğimiz takdirde Kur'an'ın yalnızca belli kurum ve şahıslarca değil, bütün insanların anlayacağı şekilde nazil olduğunu görürüz. Bunun yanında önyargılarından vazgeçmeyen, kalbi mühürlü insanların Kur'an'ın apaçık mesajına ulaşabilmesi tabii ki düşünülemez. Onlar fark edemedikleri büyük bir aldanış içindeler (10/11).
 
 
Bununla birlikte Kur'an'ın yalnızca âlim sınıfı tarafından anlaşılacağı şeklinde de yaygın bir iddia vardır. Bu iddia şu ayetlere dayanılarak ileri sürülür: “Allah'tan layıkıyla ancak âlim kulları korkarlar.” (35/28) Ve Al-i imran süresinde geçen “ilimde derinleşenler” (3/7) kavramıdır.  
 
Öncelikle şu hususu açıklığa kavuşturmalıyız: Kur'an ilim, âlim terimlerini hangi anlamda kullanmıştır. Zaten bütün kargaşa da ayetlerde geçen terimlere yüklenen anlamların farklılığından kaynaklanmaktadır. Genellikle bu kavramlar tarihi süreç içinde değişime uğrayan Arapça kelimelerin karşılığı olarak kullanılır olmuştur. Yani olması gerektiği gibi (Kurani) değil de istenilen (hevai)) şekilde algılanmıştır. Bu çabanın altında yatan sebebi araştırdığımızda Rasulullahtan sonra oluşmuş değişik akaid-fıkıh mezheplerinin ve anlayışlarının Kur'an'a onaylatılmak istenmesi karşımıza çıkar.
Böylece Kur'an'ın bizzat tanımladığı terimler, ilk kullanımdaki anlamlarından sıyrılarak yeni ıstılah anlamlarına kayar.  
 
Üzerinde durduğumuz ilim terimi Kur'an'da Allah'ı, nazil ettiği vahiy'le özdeş olarak kullanılmıştır. Âlim ise Kur'an'ın çizdiği tabloda ilmi (vahyi) bilen ve hayatında pratize eden kişi anlamında kullanılmıştır. Yoksa gizli bir bilgi veya özel bir sınıf kastedilmemektedir.  
 
Kur'an Arapça olarak indirilmiştir. Çünkü Rasulün dili Arapçaydı. Arapça olarak inmişti. Çünkü vahyin ilk anda muhatap olduğu toplum Mekke ahalisi ve çevresiydi. Sayet Kur'an arapça indirilmeseydi Mekke ve çevresinde yaşayan insanlar itiraz edebilir ve şöyle diyebilirlerdi: Bu bizim dilimizle indirilmeli değil miydi? Yine Yusuf Süresi 1. ve 2 ayetlerinde Kur'an'ın Arapça olarak indirilmesinin gerçek illetinin, onun anlaşılması olduğu vurgulanmaktadır. Zaten yukarıda belirttiğimiz Rasul'ün çevresindeki insanların kendi dillerinden olmayan bir vahye itirazları da aynı şekilde onu anlamamaya bir tepki olarak zikredilmiştir. Fakat bugün Kur'an'ın dili hususunda zikrettiğimiz illet çok ters anlaşılmaktadır. Şöyleki; Yusuf Süresi 1. ve 2, ayetlerinde geçen Kur'an’ın arabiyyen tabiri Arapça bir Kur'an manasına gelirken bugün Arapça okunmak üzere şeklinde anlaşılmaktadır. Böylece vurgu Kur'an'a değil de Arapçaya kaydırılmış olmaktadır. Sonuç olarak da anlaşılması illeti ortadan kalkmakta ve maalesef birçok Müslüman tarafından sadece Arapça bir metin olarak okunmakta ve bunun sevap olduğu düşünülmektedir.  
 

Toplumuzda ve İslam coğrafyasının değişik bölgelerinde çok yaygın olan bu anlayış, Müslüman halkımızın onlarca, yüzlerce, binlerce kez, anlamadıkları bir kitabı okumalarına sebep olmaktadır. Rabbimizin birçok ayette Kur'an'ın okunmasını, anlaşılmasını ve insanların bu bağlamda vahye dayalı bir yaşam içinde olmalarını öğütlemesine karşın; beyinlerde yerleşmiş olan biz okuyup-anlayamayız, biz yapamayız psikozu, Müslüman kitlelerin birçok İslam coğrafyasında zillet altında yaşamalarının en büyük sebebidir.  
 
Kur'an okumak bir görevdir.
 
 
”Sana vahyedilen Kitab'ı oku ve namazı kıl. Muhakkak ki namaz hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah yaptıklarınızı bilir.” (29/45). Ayette Kur'an'ın okunması ile namaz ibadeti aynı yerde kullanılmıştır. Aynı şekilde Kur'an'ı okumak namazın emredilmesiyle beraber emrolunmuştur. «Kur'an okunduğu zaman onu dinleyin ve susunki size merhamet edilsin.» (7/170) ayetinde de Kur'an'ın okunması ve okunduğunda dinlenmesi tavsiye edilmektedir. Çünkü kim Allah'ın kitabına sarılırsa doğru yola iletilir (3/101), ecirleri zayi olmaz (7/170).  
 
Kur'an'ın okunması ve ona sımsıkı sarılması gerekliliği bir yandan emredilip ibadi görevlerin yerine getirilmesini sağlarken; diğer yandan müminlerin huzur, sükûnet ve şifa bulmalarını sağlar. Bu da mümin bir kişinin şahsında ahlâki ve yüce erdemlerin olgunlaşmasına ve imanının artmasına neden olur.  
 
«Müminler ancak Allah anıldığı zaman yürekleri titreyen, kendilerine Allah'ın ayetleri okunduğunda imanları artan ve«Müminler ancak Allah anıldığı zaman yürekleri titreyen, kendilerine Allah'ın ayetleri okunduğunda imanları artan ve yalnız rablerine dayanıp güvenen kimselerdir.» (8/124)  
«Herhangi bir sure indirildiği zaman bir kısmı der ki: Bu sizin hanginizin imanını artırdı? İman edenlere gelince, bu onların imanını artırır ve onlar sevinirler.» (9/124)  
«Bizim ayetlerimize ancak o kimseler inanırlar ki, bu ayetlerle kendilerine öğüt verildiğinde büyüklük taslamadan secdeye kapanırlar ve rablerini hamd ile teşbih ederler.» (32/15)  
«O okununca derhal yüz üstü secdeye kapanırlar. Kur'an okumak onların saygısını artırır.» (17/107-109)  
«Onlara, çok merhametli olan Allah'ın ayetleri okunduktan sonra ağlayarak secdeye kapanırlar.» (19/58)  
 
Allah'ın, müminlerden bahsederken, yüzlerinde secde izleri vardır ve onlar rableri için insanlar arasında şahitlik ederler şeklindeki tanımları Kur'an'ın kalplere yerleşmesinin birer nişanesi olarak cereyan eder. Zira rablerinden korkanların, bu kitaptan, derileri ürperir; sonra hem derileri ve hem de kalpleri Allah'ı anmakla ısınıp yumuşar (39/23). Mümin kişilerin bu hallerini Kur'an okuyup onunla hemhal olan kişilerin şahsında müşahede edebiliriz.  
 
Kur'an'ın okunmasında müminlere yardımcı olan en önemli saiklerden biri de hiç şüphesiz akıl yetisinin kullanılmasıdır. Vahiy olmadan doğru yönelişlere götürecek bir akıl olamaz. Aynı şekilde akletme yetisi olmadan da Kur'an'ın insanlara bir faydası dokunmaz. Çünkü akıl ve vahiy olmadan insanın Allah katında sorumluluğu ortadan kalkar. «Kur'an'ı ancak akıl sahipleri düşünüp anlar.» (2/269). «Rabbinden sana indirilenin hak olduğunu bilen kimse kör kimse gibi olur mu? Fakat bunu ancak akıl sahipleri anlar. O akıl sahipleri ki onlar, Allah'ın ahdini yerine getirirler, verdikleri sözü bozmazlar.» (13/19-20) «Doğrusu ancak akıl sahipleri bunları hakkıyla düşünür.» (39/4)  

Kur'an akletmenin bu kadar önemli olduğunu vurgularken Kur'an'dan uzaklaşıldıkça, din gelenek ve kültür olarak algılanmaya başlandıkça insanların Kur'an karşısında akletmesinin gereksizliği ve biz kim oluyoruz ki Kur'an'ı anlayacakmışız gibi imkânsızlık psikozları hakim düşünce haline gelmiştir. Bütün temiz akıl sahiplerinin akletmesi gerekliliği yerine birçok kılıflar uydurularak ve belli tekeller oluşturularak Kur'an belli zümrelerin fetva kitabı durumuna gelmiştir. Rasulullah dönemi sonrasında ve günümüzde gerek usul açıdan, gerekse pratik/siyasi açıdan Kur'an'ı merkez alarak gelişen ıslahatçı/devrimci akımlar, gelenekçi kesim tarafından, bid'atçi, modernist, mezhepsiz, sapık gibi nitelemelerle damgalanmışlardır.  
Müslümanlar arasındaki ihtilafların kaynağının temelini Kur'an'a yaklaşımdaki usulsüzlük ve ölçüsüzlükler oluşturur. Müslümanların öncelikle ele alması gereken konuların başında Kur'an'a yaklaşım usulünün belirgin bir hale getirilmesi gelir. Bu konuda da iki yaklaşım söz konusudur. Birincisi; ayetleri tek tek ele alıp incelemeye tabi tutan parçacı anlayış, ikincisi; ayetleri Kur'an'ın bütünlüğü çerçevesinde ve konularına göre ele alan bütüncül yaklaşım.
 
Birinci anlayışın tarih boyunca ve bugün en yaygın olarak kullanılan anlayış olduğunu görmemiz mümkündür. Bunun en somut örnekleri de yazılan tefsir kitaplarıdır.
Kur'an'a parçacı yaklaşımın sonucu mezhebî ve kelamî tartışmaların hız kazandığını ve dinin anlaşılması konusunda Kur'an dışı normların oluşturulduğunu görmemiz mümkündür.
Bu anlayışın ürünü olarak tefsirlerde takip edilen çeşitli yöntemlerin Dirayet, Rivayet, İş'arî, Tasavvufî tefsirler olarak kısımlara ayrıldığı görülür.  
Kur'an'a parçacı yaklaşımın bir sonucu olarak doğan bu olumsuz ayrımlar, Kur'an adına değişik kültür ve dinlere ait anlayışların islam'a giriş kaynağı da olmuşlardır. Tefsirlerde sık sık karşılaşılan israili rivayetler, hurafe ve bid'atler bunun en çarpıcı örneğidir. Ayrıca yine tefsirlerde farklı bakış açılarıyla ele alınan ayetlerden dirayet tefsirleri ile rivayet veya tasavvufi tefsirler arasında taban tabana zıt yorumlar dikkat çekicidir.
Bütün bunların sonucu oluşturulan tefsir usulünde, binlerce hadis ezberleme zorunluluğu, müçtehit olma şartları nahiv, Arapça, gramer bilinmesi zorunlulukları vahyi mesajın etrafını dikenli tellerle çevreleyen ulaşılması çok güç hatta imkânsız bir yasak bölge oluşturmuştur.
 
 
İkinci olarak zikrettiğimiz Kur'an'ı bütüncül anlama ve mevzularına göre Kur'an çalışmaları bu yüzyılın başında İslam dünyasının geri kalmışlığını içsel sorunlardan kaynaklandığını vurgulayan gerek usul, gerekse siyasi tartışmaların gündeme girmesiyle tekrar ön plana çıkmış

ve yeniden Kur'an'a dönüş hareketinin estirdiği rüzgarların etkisiyle varlık bulmuştur. Bu konudaki çabalar henüz yeni olmakla beraber bu çerçevede Müslüman araştırmacıların, ciddi çalışmalarının olduğunu biliyoruz. Kur'an merkezli sağlıklı oluşumların gelişmesi ve dal budak salmasıyla da bu çabaların her gün biraz daha iyiye gittiği söylenebilir.  
 
Kur'an'ın bütüncül anlaşılması ve konularına göre Kur'an çalışması birinci şıkta bahsettiğimiz parçacı anlayışın taşıdığı olumsuzlukları reddetmektedir. Bu görüşe göre Kur'an'da geçen kavramlar ve konular Kur'an'ın bütün ayetleri göz önünde tutularak değerlendirilmelidir. Mesela; Kur'an'da vahiy, Kur'an'da Rasulullah, Kur'an'da gayb, Kur'an'da şefaat, Kur'an'da kader meselesi, Kur'an'da cihad, Kur'an'da hareket metodu gibi.  
 
Dikkat edilecek olursa akidevi ve ameli tartışmalarda farklı bakış açılarına sahip tarafların kendi tezlerine delil olarak kullandıkları en önemli malzeme Kur'an ayetleridir. Bir mezhep A ayetini kullanırken, diğeri ona tepki olarak B ayetini kullanmıştır. Ve sanki Kur'an üzerinde tepkisel ve keyfi uygulamalar ortaya çıkmıştır.
Bütün bu olanların en önemli sebebi ise Kur'an'ın öncellenmesi yerine önceden oluşturulmuş mezhebi anlayışların ve bakış açılarının diğer mezhebi anlayışlara karşı paravan olarak kullanılmasından kaynaklanmaktadır.
 
 
Tabii bütün bunların sonucunda Kur'an'ın evrensel mesajı bu tür dar ve sığ tartışmalar tarafından tıkanmıştır. Kur'an'ı bu şekilde algılayıp birbirlerinin boğazına sarılan, birbirlerini tekfirle oyalanan müslümanlar içinde yaşadıkları baskıcı dikta rejimlerinin ekmeğine yağ sürmüşler ve burunlarının ucunu görmekten bile aciz kalmışlardır. Buna bağlı olarak da, kolayca dize getirilebilmiş ve sömürülmüşlerdir
 
 
Yukarıda sıralamaya çalıştığımız bütün olumsuz yaklaşımlardan arınmamız konusunda bize; kendisinde en güzel örneklik bulunan Rasulullah'ın ve ashabının Kur'an'ı anlamaya yönelik, gecenin yarısında üçte ikisinde, tertil üzere(sindire sindire)Kur'an'ı okuma çabaları örnek olmalıdır. Müzzemmil Suresi'nde anlatıldığı üzere Rasulullah'ın gecenin yarısında, üçte ikisinde mümin arkadaşlarıyla beraber kalkıp Kur'an'ı ağır ağır okumaları ve böylece şeytan ve Allah düşmanlarının tuzaklarının boşa çıkarılması, Kur'an'ı okumamızı gerekli kılan önemli nedenlerdendir.  

Yusuf Aydın – Haksöz Dergisi

 
 

SAAT

 
 
  Sık Kullanılanlara Ekle
site içi özel arama (islam anahtarı )

Üye Girişi


Kullanıcı Adı:

Şifre:

Şifremi unuttum

kayıt ol

 

 
 
 
 

DUYURULAR

 

Duyuru Panosu

Kullanıcılarımız toplam 13224 mesaj gönderdiler
Toplam 473 kayıtlı kullanıcımız var
Son kaydolan kullanıcımız: bekir öztürk
üyemiz olmak için
buraya tıklayın
forumda sınırsız
paylaşıma
katılın

 

 

 
 

mediaplayer

Kur'an-ı Kerim Ziyafetleri
islamanahtarı radıo
radyo ve tv yayınları
ezgiler
şiirler
namaz öğreniyorum
mehter marşları
Belgeseller
filmler
klipler
tiyatrolar
kutsal yolculuk hacc
mealler
tefsir dersleri
kur'an öğreniyorum
İlahiler
ezan-ı muhammedi
nakşibendi cemaati
islami videolar
mübarek geceler
sevgili peygamberim
ilahi ve kasideler
hutbeler
eshab-ı kiram serisi
evliyalar serisi
silsile-i aliyye
cennet ve cehennem

 

 
 

menü




HZ.MUHAMMED (S.A.V)
Sitene Ekle
 
http://www.islamanahtari.com/
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol