ANA SAYFA
  FORUM
  DESTEK OLUN
  ALLAH C.C
  PEYGAMBER EFENDIMIZ
  KURAN-I KERIM
  PEYGAMBERLER VE ALIMLER
  YASIN-I SERIF MEALI
  NAMAZ- ABDEST
  HAC VE ONEMI
  ILMIHAL
  KIYAMET
  ADAB-I MUASERET
  MUBAREK GUN-GECE
  HURAFELER
  KISSADAN HISSE
  TESETTUR
  DINI SUALLER
  AKAIDE GIRIS
  DUALAR UZERINE
  ISLAM TASAVVUFU
  HADIS ELKITABI
  EL LU VEL MERCAN
  MERAK EDILEN KONULAR
  IDARECILIK BILGILERI
  SUNNET VE BIDAT
  AILE BILGILERI
  DINI PROGRAMLAR
  HARITA
  BEBEK ISIMLERI
  RESIMLER
  TARIHIMIZ
  MENKIBELER
  POWERPOINT DOSYALAR

Veda Hutbesi
Veda Hutbesi
Bismillahirrahmanirrahim

EY İNSANLAR!

Sözümü iyi dinleyiniz.Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada ebedi olarak bir daha birleşemeyeceğiz.
İNSANLAR!

Bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl mübarek bir şehir ise, canlarınız, mallarınız da öyle mukaddestir, her türlü tecâvüzden korunmuştur.


ASHABIM!

Yarın Rabbinize kavuşacaksınız ve bugünkü her hal ve hareketinizden muhakkak sorulacaksınız. Sakın benden sonra eski sapıklıklara dönüp de birbirinizin boynunu vurmayınız! Bu vasiyyetimi burada bulunanlar, bulunmayanlara bildirsin! Olabilir ki bildiren kimse, burada bulunup da işitenden daha iyi anlıyarak muhafaza etmiş olur.


ASHABIM!

Kimin yanında bir emanet varsa onu sahibine versin. Faizin her çeşidi kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Lâkin borcunuzun aslını vermek gerektir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız. Allah'ın emriyle faizcilik artık yasaktır. Cahilliyetten kalma bu çirkin âdetin her türlüsü ayağımın altındadır. İlk kaldırdığım fâiz deAbdulmuttalib'in oğlu (amcam) Abbas'ın faizidir.

ASHABIM!

Cahilliyet devrinde güdülen kan dâvâları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası Abdulmuttalib'in torunu (amcazadem) Rebia'nın kan davasıdır.


İNSANLAR!

Bugün şeytan sizin şu topraklarınızda yeniden tesir ve hakimiyet kurmak gücünü ebedi suretle kaybetmiştir. Fakat siz; bu kaldırdığım şeyler dışında, küçük gördüğünüz işlerde ona uyarsanız bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak için bunlardan da sakınınız!

İNSANLAR!


Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah emaneti olarak aldınız; onların namuslarını ve iffetlerini Allah adına söz vererek helal edindiniz. Sizin kadınlar üzeridne hakkınız, onların da sizin üzerinizde hakları vardır. Sizin kadınlar üzerindeki
hakkınız, onların, aile yuvasını, hoşlanmadığınız hiçbir kimseye çiğnetmemeleridir. Eğer razı olmadığınız herhangi bir kimseyi aile yuvanıza alırlarsa, onları hafifçe döğüp sakındırabilirsiniz. Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları, memleket göreneğine göre, her türlü yiyim ve giyimlerini temin etmenizdir.


MÜ'MİNLER!


Size bir emanet bırakıyorum ki ona sıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanet Allah Kitabı Kur'andır.
MÜ'MİNLER!
Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman müslümanın kardeşidir, böylece bütün müslümanlar kardeştir. Din kardeşinize ait olan herhangi bir hakka tecavüz başkasına helal değildir. Meğer ki gönül hoşluğu ile kendisine vermiş olsun...


ASHABIM!

Nefsinize zulmetmeyiniz. Nefsinizin de üzerinizde hakkı vardır.

İNSANLAR!

Allah Teala her hak sahibine hakkını (Kur'an'da) vermiştir. Varise vasiyet etmeğe lüzum yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa ona aittir. Zina eden için mahrumiyet vardır. Babasından başka bir soy iddia eden soysuz, yahut efendisinden başkasına intisaba kalkan nankör, Allah'ın gazabına, meleklerin lanetine ve bütün müslümanların ilencine uğrasın! Cenab-ı Hak, bu gibi insanların ne tevbelerini, ne de adalet ve şahadetlerini kabul eder.

İNSANLAR!

Rabbiniz birdir. Babanız da birdir; hepiniz Âdem'in çocuklarısınız, Âdem ise topraktandır. Allah yanında en kıymetli olanınız, O'na en çok saygı göstereninizdir. Arabın Arap olmayana -Allah saygısı ölçüsünden başka- bir üstünlüğü yoktur.
İNSANLAR!
Yarın beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?

"-Allah'ın elçiliğini ifa ettin, vazifeni yerine getirdin, bize vasiyet ve öğütte bulundun diye şahadet ederiz." (Bunun üzerine Resûl-i Ekrem mübarek şahadet parmağını göğe doğru kaldırarak sonra da cemaat üzerine çevirip indirerek şöyle buyurdu.)

Şahid ol yâ Rab!
Şahid ol yâ Rab!
Şahid ol yâ Rab!

Kütüphanem
yeni makale» 40 Hadis
yeni makale» Dua nedir? Çeşitli Dualar
yeni makale» Din Nedir?
yeni makale» İman Nedir? Nasıl edilir?
yeni makale» Adab-ı Muaşeret
yeni makale» Hz.Muhammed Hayatı
Makaleler
yeni makale bu gerçekten önemlimi?
yeni makale
aile bağlarını koparmak...
yeni makale
Avrulalı kadını taklit
yeni makale
yarım hoca dinden eder
yeni makale
Gençliğin intihar koşusu
yeni makale
beşik ile kabir arası
yeni makale 
Ezanda geçen Haydin ...
Adab-ı Muaseret
yeni makale» Selamlasma Adabi
yeni makale» Saygı Adabı
yeni makale» Kardeşlik Adabı
yeni makale» Komşu Adabı
yeni makale» İzin İsteme Adabı
yeni makale» Yemek Adabı
yeni makale» Elbise Adabı
yeni makale» Doğruluk Adabı
yeni makale» Sır Tutma Ahlakı
Namazlar(Resimli)
yeni makale» Namazın Kılınışı Resimli
yeni makale» Namaz sureleri
yeni makale»
Cuma Namazı Kılınışı
yeni makale»
Bayram Namazı
yeni makale»
Cenaze Namazı
yeni makale»
Kaza Namazı
yeni makale» yolcu namazı
yeni makale»
Sehiv Secdesi (Unutma Secdesi)
Abdest (Resimli)
yeni makale» Abdestle ilgili Bilgiler
yeni makale»
Abdest Alınışı Resimli
yeni makale»
Abdesti Bozan ve Bozmayan yeni makaleDurumlar
yeni makale»
Gusülle ilgili Bilgiler
yeni makale»
Teyemmüm Bilgiler
yeni makale»
Teyemmüm Resimli
Mubarek Gün-Gece
yeni makale» Kadir Gecesi
yeni makale»
Mevlüt Kandili
yeni makale»
Regaib Kandili
yeni makale»
Miraç Kandili
yeni makale»
Beraat Kandili
yeni makale» Üç Aylar
yeni makale» Kandil Mesajları
Kıssadan Hisse
yeni makale» 33 ADIM
yeni makale»
86400 Saniye
yeni makale»
Hüzün
yeni makale»
İcki Icmek
yeni makale»
Sakat Köpek
yeni makale»
Kirlangic
yeni makale»
Sevgi Agaci
yeni makale»
Yaban Kazlari
Önemli Dini Bilgiler
yeni makale» Oruç ile ilgili Bilgiler
yeni makale» Zekat ile ilgili Bilgiler
yeni makale» Hac ile ilgili Bilgiler
yeni makale» Kurban ilgili Bilgiler
yeni makale» VEDA HUTBESİ
Hurafeler
yeni makale» SiHiR = BÜYÜ
yeni makale» Çaput Bağlamak
yeni makale» MUSKA
yeni makale» Mum Yakmak
yeni makale» Kurşun Dökmek
yeni makale» Fal Açmak
yeni makale» Günlerin Uğursuzluğu


www.islamanahtari.tr.gg

1-Âfetü’l ilmi en nisyanü: İlmin afeti unutmaktır.
************************
2
-Ettuhuru şatru’l iman: Temizlik imanın yarısıdır.
************************
3-A’kilhâ ve tevekkel: (Deveyi) bağla ve tevekkül et.
************************
4-Sûmû tesihhû: Oruç tutun, sıhhat bulun.
**********************
5-Es-salâtü imâdü’d dini: Namaz dinin direğidir.
*************************
6-Talebü’l helali cihadün: Helal peşinde koşmak cihaddır.
******************************
7-El-kelimü’t tayyibetü sadakatün: Güzel söz sadakadır.
***************************
8-El cennetü tahte zılâli’s süyuf: Cennet kılıçların gölgesi altındadır.
*************************
9-El mecalisü bi’l emaneti: Meclislerdeki sözler emanettir.
***************************
10-Ed-dellü alel hayri kefailihi:Hayra vesile olan yapan gibidir.
****************************
11-El cennetü dâr-ül eshıya: Cennet cömertler yurdudur.
*************************
12-Es- savmü nısf’us sabr: Oruç sabrın yarısıdır.
************************
13-Es sabru nısf’ul iman: Sabır imanın yarısıdır.
***********************
14-Et tebessümü sadakatun: Tebessüm etmek sadakadır.

************************
15-Es sabru miftahul ferec: Sabır, başarının anahtarıdır.
************************
16-Es sabru ınde sadmetül ula: Sabır, musi,betin ilk anındakidir.
************************
17-Efdalü’l ibadeti edvamuha: İbadetin efdali devamlı olanıdır.
************************
18-El Kur’anü hüved deva: Kur’an, sırf devadır.
************************
19
-Men samete reca: Dilini tutan kurtuldu.
************************
20-Re’sü’l hikmeti mehafetullah: Hikmetin başı Allah korkudur.
************************
21-El idetü atiyyetün: Vaad edilen verilmelidir.
************************
22-Ed duaü silahu’l mümin: Dua müminin silahıdır.
************************
23-İsmah yusmah leke: Müsamaha et ki sende göresin.
************************
24-Es salatü nur’ul mümin: Namaz müminin nurudur.
************************
25-En nedametü tevbetün: Pişmanlık tövbedir.
************************
26-El mescidü beytü külli takiyyin: Mescid, takva sahiplerinin evidir.
************************
27-Ed dinü en nasiha: Din nasihattir.
************************
28-Ed duaü hüvel ibadetü: Dua ibadettir.

 

************************
29-El cümuatü haccü’l mesakin: Cuma fakirlerin haccıdır.
************************
30-Hüsnü’s suali nısfu’l ilim: Güzel soru, ilmin yarıdır.
************************
31-Es selamü kable’l kelam: Önce selam, sonra kelam.
************************
32-İzâ gadibte fe’skut: Öfkelendiğinde sus.
************************
33-Kesretü’d dahiki tumitül kalb: Çok gülmek kalbi öldürür.
************************
34-Es savmu cünnetün: Oruç kalkandır.

35-Es subhatü temneu’r rızk: Sabah uykusu, rızka engeldir.
************************
36-El hamrü ummü’l habais: İçki, kötülüklerin anasıdır.
************************
37-Zina’l uyûni en nazaru: gözlerin zinası bakmaktır.
************************
38-El kanâatü mâlün la yenfedü: Kanaat bitmez bir sermayedir.
************************
39-El hayaü minel iman: Hayâ(utanma duygusu) imandandır.
************************
40-El mer’ü ala dini halilihi: Kişi, arkadaşının dini üzeredir.
www.islamanahtari.com
huzurlu adresiniz

SETR-I AVRET

SETR-İ AVRET

Müslüman erkeklerin ve kadınların değişik ortam ve farklı kişilerin yanında vücutlarının ne şekilde örtülmesi gerektiğini ifade eden bir fıkıh ıstılahı. "Setere" fiilinden türeyen "setr", örtmek, kapatmak, "Avret" ise örtünmesi gereken yerler demektir. Setr-ı avret, namazın farzlarından biridir. Erkeklerin avret yerleri ile kadınların avret yerleri farklı olduğu gibi, mahrem (yakın) olan akrabalar karşısında kapatılması gereken avret yerleri ile yabancılar karşısında kapatılması gereken avret yerleri de farklıdır. Kadınların yanında kapatılacak yerlerle erkeklerin yanında kapatılacak yerler yine farklıdır.

Erkeklerin avret yeri: Hz. Peygamber (s.a.s) erkeklerin avret yerini şöyle açıklamıştır: Erkekler için kapatılması gereken yerler, göbekten diz kapağına kadar olan kısımdır. Erkekler, belirtilen yerlerini açamaz, başka erkeklere ve kadınlara gösteremezler.

"Kardeşinin edep yerlerine bakan lanetlenmiştir" buyuran Rasûlüllah bir diğer hadisinde; "Yemin ederim ki, bir insanın edep yerlerine bakmaktan yahut da başkasının edep yerlerimi seyretmesine razı olmaktansa, gökten yere düşerek iki parça olmayı tercih ederim" (el-Mebsut, Kitabul-İstihsan). Başka bir hadisinde ise "Dikkat, çıplaklıktan sakının. Çünkü tuvalette bulunduğunuz, eşinizle buluştuğunuz vakitler hariç, yanınızdan hiç ayrılmayan ve daima sizinle olan birisi vardır" buyurmaktadır.

Erkeklerin zikredilen bu avret yerleri, kendisine mahrem olsun yabancı olsun, ister erkek ister kadın, herkes için aynıdır. Bir erkek edep yerlerini ancak hanımının yanında açabilir. Hukuken hiç bir günahı yoktur, istedikleri yere bakabilirler. Ancak haya duygusunun yok olmamasını isteyen İslam, karı-koca arasındaki ilişki anında bile tamamen açılıp saçılmayı hoş görmemiştir. Rasûlüllah şu tavsiyeyi yapmıştır: "Eşinize yaklaştığınız zaman örtünmelisiniz. Eşekler gibi çıplak olmayın" (İbn Mâce, Cinsi münasebetteyken Örtünme babı). Ancak bu tavsiyenin kesin bir hüküm olmadığı bir başka hadisten anlaşılmaktadır: "Edeb yerlerini koru. Ancak ailen ya da elinin altında bulunan (cariyen) hariç" (Müslim, Ebû Davûd, Tirmizî, İbn-i Mâce). İslâm âlimleri cinsel yakınlaşma anında eşlerin birbirinin tüm organlarına bakabileceğini; ancak, haya-utanma gibi duyguların tamamen yok olmaması için en azından erkeklik ve kadınlık organlarına bakılmamasını; birleşmenin bir örtünün altında yapılmasını uygun görmüşlerdir. Hayanın imandan olduğunu bildiren İslâm peygamberi, insanın yalnız başına olduğu zaman bile tamamen çıplak olmasını yasaklamıştır. Çünkü tuvalette ve eşiyle birleşme anının dışında her zaman insanın iki omuzunda kirâmen kâtibin * melekleri ve her yerde hazır olan Allah onu görmektedir. Kendi avret yerlerini göstermedikleri gibi başkalarının avret yerlerine de bakmamaları gereken müslümanların plaj ve hamam gibi haya duygusundan yoksun insanların kendilerini teşhir ettikleri yerlerden uzak durmaları bundan dolayıdır. Diğer bir husus da, hastalık hallerinde doktorun bakabileceği durumlar vardır. Zaruret hallerinde doktor bir müslümanın avret yerine bakabilir, gerekirse eliyle değebilir. Ancak günümüzün kadın-erkek ilişkilerinin kontrolsüz olduğu bir ortamda erkek doktor varken kadın doktorlara görünmemek gerekir. Ancak erkek doktor, bulunamadığı hallerde sağlığın tehlikede olduğu bir durumda kadın doktora da görülebilinir.

Avret yerinin göbekle diz kapağı arası olması, müslüman erkeklerin bu kıyafette dolaşabilecekleri anlamına gelmez. Onlar yine, vücutlarını kapatmakla yükümlüdürler; giyilecek elbiseleri olduğu halde bu kıyafetle dolaşamazlar. Bu kadarı, farz olan örtünmedir. Bunun dışında, giyinmenin sünneti, adabı vardır ki, Rasûlüllah bu konuda bir örnektir.

Kadınların avret yerleri Kuran-ı Kerim'in Nur süresi 31. ve Ahzab süresi 59. âyetleri müslüman kadınların yabancı erkekler karşısında ve sokağa çıktıkları zaman "kendiliğinden görünen kısımlar" dışında bütün vücutlarını kapatmalarını; "cilbab"larının başlarından aşağı yaka ve omuzlarına sarkıtmalarını; süslerini açıp göstermemelerini; gizledikleri süslerin de başkaları tarafından bilinmesi için uygunsuz hareketler yapmamalarını istemekte; Ahzâb 32. âyette de Peygamber'in hanımlarının şahsında tüm müslüman kadınlardan, yabancı erkeklerle konuştukları zaman sözü yumuşak bir eda ile söylememeleri, ciddi ve gerektiği kadar konuşmaları istenmekte; bütün bunlardaki amacın ise kalbinde kötülük duygusu olan fasıkların ümitlenmemesi ve kıyafetinden hayalı bir müslüman kadın olduğu bilinsin de rahatsız edilmemesi içindir.

İslâm âlimleri, "kendiliğinden görünen kısımlar" dan kadınların nerelerinin kastedildiği, "cilbab"ın Hangi tür örtü olduğu üzerinde değişik görüşler ortaya koymuşlardır. Kendiliğinden görünen kısımlar bazı âlimlere göre vücudu örten dış elbiseler şeklinde anlaşılırken, bazılarına göre el ve yüz olarak anlaşılmış; elin ve yüzün de ne kadar açılabileceği hakkında farklı görüşler ortaya çıkmıştır. Bu görüşler özetle şunlardır:

a) Bütün vücut örtülmelidir. Ancak bu dış örtüler görülebilir.

b) Yüz ve eller ile eldeki kına, yüzük, gözdeki sürme gibi süsler açık tutulabilir.

c) Yüz kapatılmalıdır. Yalnız el açılabilir, eldeki yüzük, bilezik gibi şeyler de elle birlikte açılabilecek kendiliğinden görünen süslerdir.

d) Eller açılabilir; yüz ise tamamen olmasa da göz bölgesi asgari seviyede açılabilir.

Tüm bu görüşler müslümanlar tarafından benimsenen âlimler tarafından ileri sürülmüştür. İbn Mes'ud, İbrahim en-Nehâî, Hasan-ı Basrî, İbn-i Abbâs, Evzaî, Mücahid, Ata, İbn-i Ömer, Enes, Dahhak, Said b. Cübeyr, Said b. Müseyyeb, Hz. Aişe, Katade ve Hanefi, âlimleri yukarıdaki görüşlerden birini benimsemişlerdir.

"Cilbab" kelimesinin bütün vücudu örten örtü şeklinde anlaşılması sebebiyle Hz. Peygamber zamanında ve daha sonra müslüman kadınların birçoğu ellerini eldivenle, yüzlerini de peçe ve yaşmak adı verilen örtülerle kapatmışlardır. Ancak yukarıdaki farklı görüşlere dayanarak yüz ve ellerini açan müslüman kadınların sayısı da az değildir. Bu konuda Hicab adlı eserinde Ebul-A'la el-Mevdudi şunları söylemektedir: "Kadın bizzat düşünür, hesabını yapar, elini mi açacağını, yüzünü mü göstereceğini tespit eder. Nerede hangisi uygunsa onu yapar. Hatta öyle durumlar ve yerler olur ki, elini bile göstermemesi gerekir... Bir kadın, durumuna göre, bazen evinden dışarı çıkmak mecburiyetinde kalabilir. Çalışması gerekebilir. O zaman, elbette ki hem ellerini hem de yüzünü açacaktır. Çünkü böyle hallerde yüzün ve ellerin açılması kesin bir zorunluluk belirtir. Fakat söz konusu şartların dışında kalan kadınlar, sırf zevk olsun diye şüphesiz bu şekilde hareket edemezler.

Buna göre, "şerîatın gayesi güzelliğin görünmesini önlemektir. O halde güzelliğin teşhiri için açılmak suçtur..." Kadınların örtünmesinin amacı, yabancı erkeklere kadınlıklarını hatırlatmayacak, erkeklerin kalbine kötü duygular getirmeyecek bir ortam oluşturmaktır. İslâm toplumunda, sokağa çıkıp erkeklerin arasına karışan müslüman kadınlar, süslü ve kokulu olmayan sade bir dış örtüyle kendilerini örterler; yürüyüşlerine, konuşmalarına dikkat ederler; ağırbaşlı olurlar. Bu şartlara uyan müslüman bir hanım toplumun ahlâkî yapısını da dikkate alarak el ve yüzünü ihtiyaç oranında açabileceği gibi, fitnenin yaygınlaştığı zamanlarda gerek görürse tamamen kapanır, hatta zorunlu olmadıkça sokağa dahi çıkmaz. İslâm toplumunun erkekleri de, "Yabancı bir kadına arzu ile bakan bir kimsenin gözlerine, kıyamet günü erimiş kurşun dökülür" hadisini akıllarından çıkarmaz ve elleri-yüzü açık olan müslüman bir hanıma şehvetle bakmaz.

Yabancı erkekler karşısında bu örtünme biçimine uymak zorunda olan müslüman kadınlar, bazı durumlarda dış elbiselerini giymek zorunda değildirler. Bunlar;

a) Kendisi ile evlenmesi ömür boyu haram olan erkeklerin yanında,

b) Şehvet duygularını yitirmiş olan yaşlı ve hunsa erkeklerin yanında,

c) Evinde hizmetçi olarak kullandığı köle ve cariyelerinin yanında,

d) Henüz kadınların özel yerlerinden haberdar olmayan küçük çocukların yanında dış elbiselerini giymeyip ev kıyafetiyle durabilir. Ancak bu, onların yanında açılıp saçılmasını gerekli kılmaz. Aynı evi paylaşmanın getirdiği zorunluluklar sebebiyle kadın sürekli olarak her tarafını kapatamayacağı için bu izin verilmiştir. Haya duygusunu yitirmemiş bir müslüman hanım babasının, kardeşinin yanında bile kollarını, bacaklarını, başını, boynunu açmamalıdır. Ancak zorunlu hallerde veya hava şartlarının neticesinde bazı hafif yerlerinin açılmasında bir sakıncanın olmadığını da bilmelidir. Haram olmayan bir şeyi haram gibi görmemelidir.

e) Kadınların yanındaki giyimi için iki değişik durum vardır. Müslüman olan, haya duygularını koruyan, Allah'tan korkan kadınların yanında kapatması zorunlu olan avret mahalli, göbekle diz kapağı arasıdır. Müslüman olmayan veya müslüman olduğu halde iffet duygusu zayıf olan kadınların yanında yabancı erkekler karşısında nasıl örtünüyorsa öyle örtünmesi gerekir. Çünkü onlar, o müslüman hanımın vücudunu birlikte oldukları erkeklere anlatabilir, yabancı erkekler sanki onu görmüş gibi zihinlerinde onun hayalini çizerler. Bir müslüman hanımın iffetli vücudu yabancı erkeklerin hayallerini süslememelidir; o kadın bu gibi sonuçları doğuracak durumlardan kendini korumalı rastgele her kadının yanında "kadındır" diye açılmamalıdır.

f) Evlenmek isteyen bir erkek, sözkonusu kadına tekrar tekrar dikkatlice bakabilir. Ancak bakışlarına şehvet duygusu karıştırmamak ve bu izni suistimal etmemekle yükümlüdür. Aynı ölçüler içinde kadın da erkeğe bakabilir.

g) Hac anında kadın el ve yüzünü kapatamaz. Mutlaka açması gerekir.

h) Bir hastalık anında kadın doktorun bulunmadığı ya da elverişli olmadığı zaman tedavî için gerekli olduğu kadarıyla yabancı bir erkek doktor veya müslüman olmayan ya da günahkâr bir kadın doktor müslüman bir kadının vücuduna bakabilir. Ancak öncelik sırasına dikkat edilmeli; önce müslüman bir kadın doktor, o olmazsa günahkâr bir kadın doktor, ardından sırasıyla, müslüman olmayan kadın doktor, İslâm'a bağlı ahlâklı bir müslüman erkek doktor, o da olmazsa ancak o zaman başka erkek doktorlara sıra gelir.

ı) Mahkemede şahit olarak dinlenecek bir kadının, kimliği belli olsun diye yüzünü açması gerekir.

i) Erkeklerde hiç bir arzu uyandırmayacak kadar yaşlanmış kadınlar yabancı erkeklerin yanında dahi dış örtülerini açabilirler. Ancak örtünmeleri daha iyidir.

Setr-i avret tabiri bir de, namaz için örtünme amacıyla kullanılır. Namazın farzları arasında, bir deyim haline gelen "setr-i avret" de vardır; namaza duracak olan bir kişinin örtmesi gereken yerleri ifade eder. Erkek ile kadının avret yerleri farklıdır.

Erkeklerin avret yeri göbekle diz kapağı arasıdır. Kadının avret yeri ise elleri ve yüzü hariç bütün vücududur. Namazda avret yerlerinin açılması halinde namaz bozulur. Ancak bunun bazı ayrıntıları vardır.

Hanefi mezhebine göre örtünerek namaza duran bir kişinin elbisesi kaza ile açılmışsa, namazın bozulup bozulmadığını anlamak için açılan yerin alanı ve açık kalma süresi dikkate alınır. Bir uzvun dörtte birinden az bir kısmı üç kez "sübhanellah" diyecek kadar açık kalır da sonra kapatılırsa o namaz bozulmaz; ancak bundan fazla olursa namaz bozulur.

Hiç bir elbisesi olmayan bir kişi çıplak olarak namaz kılabileceği gibi; çalıntı olan bir elbiseyle de namaz kılınabilir. Çünkü zaruret vardır. Çıplak olarak kılınan namaz ima ile kılınır, hareket yapılmaz.

Kalın elbise varken ince, geniş elbise varken dar elbiseyle namaz kılınmaz.

Temiz elbise bulunamadığı zaman eğer temizlemek için zaman yoksa üzerinde pislik olan elbise ile namaz kılınabilir.

Bütün vücudu örtecek kadar elbise yoksa öncelik avret mahalline verilir.

Eteğin alt tarafından veya yakanın üstünden bakınca vücut görülüyorsa bu, namaza engel olmaz. Çünkü dışarıdan bakılınca normal şartlarda görünmüyorsa namaz geçerli olur. Ancak bütün bunlar giyilecek temiz, kalın ve geniş elbisesi olmayanlar için verilen izinlerdir. Namaza durmak isteyen bir müslümanın, kendisini en güzel şekilde kapatacak yeni ve temiz elbiselerini giymesi gerekir. Yüce Allah bu konuda şu ölçüyü koyuyor: "Ey Ademoğulları her mescidde ziynetlerinizi üzerinize alın" (el-A'raf, 7/31).

 
 

SAAT

 
 
  Sık Kullanılanlara Ekle
site içi özel arama (islam anahtarı )

Üye Girişi


Kullanıcı Adı:

Şifre:

Şifremi unuttum

kayıt ol

 

 
 
 
 

DUYURULAR

 

Duyuru Panosu

Kullanıcılarımız toplam 13224 mesaj gönderdiler
Toplam 473 kayıtlı kullanıcımız var
Son kaydolan kullanıcımız: bekir öztürk
üyemiz olmak için
buraya tıklayın
forumda sınırsız
paylaşıma
katılın

 

 

 
 

mediaplayer

Kur'an-ı Kerim Ziyafetleri
islamanahtarı radıo
radyo ve tv yayınları
ezgiler
şiirler
namaz öğreniyorum
mehter marşları
Belgeseller
filmler
klipler
tiyatrolar
kutsal yolculuk hacc
mealler
tefsir dersleri
kur'an öğreniyorum
İlahiler
ezan-ı muhammedi
nakşibendi cemaati
islami videolar
mübarek geceler
sevgili peygamberim
ilahi ve kasideler
hutbeler
eshab-ı kiram serisi
evliyalar serisi
silsile-i aliyye
cennet ve cehennem

 

 
 

menü




HZ.MUHAMMED (S.A.V)
Sitene Ekle
 
http://www.islamanahtari.com/
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol