ANA SAYFA
  FORUM
  DESTEK OLUN
  ALLAH C.C
  PEYGAMBER EFENDIMIZ
  KURAN-I KERIM
  PEYGAMBERLER VE ALIMLER
  YASIN-I SERIF MEALI
  NAMAZ- ABDEST
  HAC VE ONEMI
  ILMIHAL
  KIYAMET
  ADAB-I MUASERET
  MUBAREK GUN-GECE
  HURAFELER
  KISSADAN HISSE
  TESETTUR
  DINI SUALLER
  AKAIDE GIRIS
  DUALAR UZERINE
  ISLAM TASAVVUFU
  HADIS ELKITABI
  EL LU VEL MERCAN
  MERAK EDILEN KONULAR
  IDARECILIK BILGILERI
  SUNNET VE BIDAT
  AILE BILGILERI
  DINI PROGRAMLAR
  HARITA
  BEBEK ISIMLERI
  RESIMLER
  TARIHIMIZ
  MENKIBELER
  POWERPOINT DOSYALAR

Veda Hutbesi
Veda Hutbesi
Bismillahirrahmanirrahim

EY İNSANLAR!

Sözümü iyi dinleyiniz.Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada ebedi olarak bir daha birleşemeyeceğiz.
İNSANLAR!

Bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl mübarek bir şehir ise, canlarınız, mallarınız da öyle mukaddestir, her türlü tecâvüzden korunmuştur.


ASHABIM!

Yarın Rabbinize kavuşacaksınız ve bugünkü her hal ve hareketinizden muhakkak sorulacaksınız. Sakın benden sonra eski sapıklıklara dönüp de birbirinizin boynunu vurmayınız! Bu vasiyyetimi burada bulunanlar, bulunmayanlara bildirsin! Olabilir ki bildiren kimse, burada bulunup da işitenden daha iyi anlıyarak muhafaza etmiş olur.


ASHABIM!

Kimin yanında bir emanet varsa onu sahibine versin. Faizin her çeşidi kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Lâkin borcunuzun aslını vermek gerektir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız. Allah'ın emriyle faizcilik artık yasaktır. Cahilliyetten kalma bu çirkin âdetin her türlüsü ayağımın altındadır. İlk kaldırdığım fâiz deAbdulmuttalib'in oğlu (amcam) Abbas'ın faizidir.

ASHABIM!

Cahilliyet devrinde güdülen kan dâvâları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası Abdulmuttalib'in torunu (amcazadem) Rebia'nın kan davasıdır.


İNSANLAR!

Bugün şeytan sizin şu topraklarınızda yeniden tesir ve hakimiyet kurmak gücünü ebedi suretle kaybetmiştir. Fakat siz; bu kaldırdığım şeyler dışında, küçük gördüğünüz işlerde ona uyarsanız bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak için bunlardan da sakınınız!

İNSANLAR!


Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah emaneti olarak aldınız; onların namuslarını ve iffetlerini Allah adına söz vererek helal edindiniz. Sizin kadınlar üzeridne hakkınız, onların da sizin üzerinizde hakları vardır. Sizin kadınlar üzerindeki
hakkınız, onların, aile yuvasını, hoşlanmadığınız hiçbir kimseye çiğnetmemeleridir. Eğer razı olmadığınız herhangi bir kimseyi aile yuvanıza alırlarsa, onları hafifçe döğüp sakındırabilirsiniz. Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları, memleket göreneğine göre, her türlü yiyim ve giyimlerini temin etmenizdir.


MÜ'MİNLER!


Size bir emanet bırakıyorum ki ona sıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanet Allah Kitabı Kur'andır.
MÜ'MİNLER!
Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman müslümanın kardeşidir, böylece bütün müslümanlar kardeştir. Din kardeşinize ait olan herhangi bir hakka tecavüz başkasına helal değildir. Meğer ki gönül hoşluğu ile kendisine vermiş olsun...


ASHABIM!

Nefsinize zulmetmeyiniz. Nefsinizin de üzerinizde hakkı vardır.

İNSANLAR!

Allah Teala her hak sahibine hakkını (Kur'an'da) vermiştir. Varise vasiyet etmeğe lüzum yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa ona aittir. Zina eden için mahrumiyet vardır. Babasından başka bir soy iddia eden soysuz, yahut efendisinden başkasına intisaba kalkan nankör, Allah'ın gazabına, meleklerin lanetine ve bütün müslümanların ilencine uğrasın! Cenab-ı Hak, bu gibi insanların ne tevbelerini, ne de adalet ve şahadetlerini kabul eder.

İNSANLAR!

Rabbiniz birdir. Babanız da birdir; hepiniz Âdem'in çocuklarısınız, Âdem ise topraktandır. Allah yanında en kıymetli olanınız, O'na en çok saygı göstereninizdir. Arabın Arap olmayana -Allah saygısı ölçüsünden başka- bir üstünlüğü yoktur.
İNSANLAR!
Yarın beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?

"-Allah'ın elçiliğini ifa ettin, vazifeni yerine getirdin, bize vasiyet ve öğütte bulundun diye şahadet ederiz." (Bunun üzerine Resûl-i Ekrem mübarek şahadet parmağını göğe doğru kaldırarak sonra da cemaat üzerine çevirip indirerek şöyle buyurdu.)

Şahid ol yâ Rab!
Şahid ol yâ Rab!
Şahid ol yâ Rab!

Kütüphanem
yeni makale» 40 Hadis
yeni makale» Dua nedir? Çeşitli Dualar
yeni makale» Din Nedir?
yeni makale» İman Nedir? Nasıl edilir?
yeni makale» Adab-ı Muaşeret
yeni makale» Hz.Muhammed Hayatı
Makaleler
yeni makale bu gerçekten önemlimi?
yeni makale
aile bağlarını koparmak...
yeni makale
Avrulalı kadını taklit
yeni makale
yarım hoca dinden eder
yeni makale
Gençliğin intihar koşusu
yeni makale
beşik ile kabir arası
yeni makale 
Ezanda geçen Haydin ...
Adab-ı Muaseret
yeni makale» Selamlasma Adabi
yeni makale» Saygı Adabı
yeni makale» Kardeşlik Adabı
yeni makale» Komşu Adabı
yeni makale» İzin İsteme Adabı
yeni makale» Yemek Adabı
yeni makale» Elbise Adabı
yeni makale» Doğruluk Adabı
yeni makale» Sır Tutma Ahlakı
Namazlar(Resimli)
yeni makale» Namazın Kılınışı Resimli
yeni makale» Namaz sureleri
yeni makale»
Cuma Namazı Kılınışı
yeni makale»
Bayram Namazı
yeni makale»
Cenaze Namazı
yeni makale»
Kaza Namazı
yeni makale» yolcu namazı
yeni makale»
Sehiv Secdesi (Unutma Secdesi)
Abdest (Resimli)
yeni makale» Abdestle ilgili Bilgiler
yeni makale»
Abdest Alınışı Resimli
yeni makale»
Abdesti Bozan ve Bozmayan yeni makaleDurumlar
yeni makale»
Gusülle ilgili Bilgiler
yeni makale»
Teyemmüm Bilgiler
yeni makale»
Teyemmüm Resimli
Mubarek Gün-Gece
yeni makale» Kadir Gecesi
yeni makale»
Mevlüt Kandili
yeni makale»
Regaib Kandili
yeni makale»
Miraç Kandili
yeni makale»
Beraat Kandili
yeni makale» Üç Aylar
yeni makale» Kandil Mesajları
Kıssadan Hisse
yeni makale» 33 ADIM
yeni makale»
86400 Saniye
yeni makale»
Hüzün
yeni makale»
İcki Icmek
yeni makale»
Sakat Köpek
yeni makale»
Kirlangic
yeni makale»
Sevgi Agaci
yeni makale»
Yaban Kazlari
Önemli Dini Bilgiler
yeni makale» Oruç ile ilgili Bilgiler
yeni makale» Zekat ile ilgili Bilgiler
yeni makale» Hac ile ilgili Bilgiler
yeni makale» Kurban ilgili Bilgiler
yeni makale» VEDA HUTBESİ
Hurafeler
yeni makale» SiHiR = BÜYÜ
yeni makale» Çaput Bağlamak
yeni makale» MUSKA
yeni makale» Mum Yakmak
yeni makale» Kurşun Dökmek
yeni makale» Fal Açmak
yeni makale» Günlerin Uğursuzluğu


www.islamanahtari.tr.gg

1-Âfetü’l ilmi en nisyanü: İlmin afeti unutmaktır.
************************
2
-Ettuhuru şatru’l iman: Temizlik imanın yarısıdır.
************************
3-A’kilhâ ve tevekkel: (Deveyi) bağla ve tevekkül et.
************************
4-Sûmû tesihhû: Oruç tutun, sıhhat bulun.
**********************
5-Es-salâtü imâdü’d dini: Namaz dinin direğidir.
*************************
6-Talebü’l helali cihadün: Helal peşinde koşmak cihaddır.
******************************
7-El-kelimü’t tayyibetü sadakatün: Güzel söz sadakadır.
***************************
8-El cennetü tahte zılâli’s süyuf: Cennet kılıçların gölgesi altındadır.
*************************
9-El mecalisü bi’l emaneti: Meclislerdeki sözler emanettir.
***************************
10-Ed-dellü alel hayri kefailihi:Hayra vesile olan yapan gibidir.
****************************
11-El cennetü dâr-ül eshıya: Cennet cömertler yurdudur.
*************************
12-Es- savmü nısf’us sabr: Oruç sabrın yarısıdır.
************************
13-Es sabru nısf’ul iman: Sabır imanın yarısıdır.
***********************
14-Et tebessümü sadakatun: Tebessüm etmek sadakadır.

************************
15-Es sabru miftahul ferec: Sabır, başarının anahtarıdır.
************************
16-Es sabru ınde sadmetül ula: Sabır, musi,betin ilk anındakidir.
************************
17-Efdalü’l ibadeti edvamuha: İbadetin efdali devamlı olanıdır.
************************
18-El Kur’anü hüved deva: Kur’an, sırf devadır.
************************
19
-Men samete reca: Dilini tutan kurtuldu.
************************
20-Re’sü’l hikmeti mehafetullah: Hikmetin başı Allah korkudur.
************************
21-El idetü atiyyetün: Vaad edilen verilmelidir.
************************
22-Ed duaü silahu’l mümin: Dua müminin silahıdır.
************************
23-İsmah yusmah leke: Müsamaha et ki sende göresin.
************************
24-Es salatü nur’ul mümin: Namaz müminin nurudur.
************************
25-En nedametü tevbetün: Pişmanlık tövbedir.
************************
26-El mescidü beytü külli takiyyin: Mescid, takva sahiplerinin evidir.
************************
27-Ed dinü en nasiha: Din nasihattir.
************************
28-Ed duaü hüvel ibadetü: Dua ibadettir.

 

************************
29-El cümuatü haccü’l mesakin: Cuma fakirlerin haccıdır.
************************
30-Hüsnü’s suali nısfu’l ilim: Güzel soru, ilmin yarıdır.
************************
31-Es selamü kable’l kelam: Önce selam, sonra kelam.
************************
32-İzâ gadibte fe’skut: Öfkelendiğinde sus.
************************
33-Kesretü’d dahiki tumitül kalb: Çok gülmek kalbi öldürür.
************************
34-Es savmu cünnetün: Oruç kalkandır.

35-Es subhatü temneu’r rızk: Sabah uykusu, rızka engeldir.
************************
36-El hamrü ummü’l habais: İçki, kötülüklerin anasıdır.
************************
37-Zina’l uyûni en nazaru: gözlerin zinası bakmaktır.
************************
38-El kanâatü mâlün la yenfedü: Kanaat bitmez bir sermayedir.
************************
39-El hayaü minel iman: Hayâ(utanma duygusu) imandandır.
************************
40-El mer’ü ala dini halilihi: Kişi, arkadaşının dini üzeredir.
www.islamanahtari.com
huzurlu adresiniz

SEVGILI PEYGAMBERIM 1-3

SEVGILI PEYGAMBERIM CİLD 1-SAYFA 3

BABA
Ve maerselnake illa rahmeten li'l-alemin
Biz seni alemlere için ancak rahmet olarak gönderdik.
(Enbiya suresi 107 ayet'den)
Büyük baba Abdülmuttalib'ten büyük anne Fatıma'ya geçen emanet O'ndan da
Abdullah'ın alnına gidecek; bir zaman da orada parlayacaktı...
İncil'e tabi olanlar, Fatıma'nın Abdullah'a hamile olmasından beri pür dikkat
doğum haberini bekliyorlardı... İşte şimdi mesafeden mesafeye uşuşan bu haberdi:
-Son Peygamberin babası dünyaya geldi!...
Haberi dört bir yana salan hırıstiyanlardı.
Doğum yaklaştıkça heyecanları artmış ve nihayet Yahya Peygamber'in mucuzesi
gerçekleşmiş, kan şıp şıp damlamaya başlamıştı.
Yahya aleyhisselam, Yahudiler tarafından şehid edildiğinde aziz şehidin üzerinde
bir cübbe bulunuyordu. Cübbe, İsa Peygamber'in dinini devam ettirmek istediği
için canına kıyılıp parça parça edilen Yahya aleyhisselamın kanı ile ıpıslak
olmuştu. Bundan dolayı daha sonra hatıra olarak saklanmış; zaman, kırmızı kan
lekelerini sildiğinden geriye sadece solğun izler kalmıştı.
"-Hırkadan taze kan damladığı an ahir zaman Peygamberi'nin babası dünyaya gelmiş
olacaktır..."
Kitapları böyle diyor, ve bu sebeple doğum yaklaştıkça müstesna hatıra
üzerindeki dikkatleri daha da artırıyordu.
Günü geldiğinde mucize aynen gerçekleşti... O solgun izler, yeniden taze kan
lekeleri halini almış; hırka şehidin üzerinden az evvel çıkartılmış gibi sıcak
damlalar süzülüp süzülüp düşmeye başlamıştı...
Ortalığı çınlatan bu haberdi. Onlar, buna rağmen; akla durgunluk veren bu
mucizeye rağmen, Abdullah'ı çocukluğunda, ilk gençliğinden, gençliğinde değişik
zaman ve farklı mekanlarda türlü hile ve tuzaklarla öldürmeye kalkıştılar...
Maksat O'nun; O saadet Sultanının gelişine engel olmak. Gariplik, çalgınlık
tuhaflık işte burada. Bu idraksizlikte, bu akıl kısalığında, bu beyin
mahrumluğunda:
Allahın sevgilisinin zuhuruna sed çekmek!...
Hırıstiyanı, Yahudisi, putperesti, ateşperesti... Milyonu, milyarı bir araya
gelse kaderin ebediyete giden yollarını değiştirmek kimin elinde ve kimin
haddine? Kıskançlıklar para etmeyecek. Hakikat güneş gelecektir.
Bunun için Abdullah ilahi himayede...
Abdullah, büyüdükçe aklı aşan sıra sıra olaylar
Rüya aleminde mi yaşıyor, hakiketle mi yüz yüze, nedir bu gördükleri, başına
gelenler, içinde bulunduğu hal?
Sırrını babası Abdülmuttalib'e açıyor:
-Babacığım garip vak'larla karşılaşıyorum.
-Ne gibi? -Bir yere gidecek olsam yolda belimden bir nur çıktığını ve bunun
başımın üstünde toplanarak bulut haline geldiğini görüyorum.
-Seni yakıcı güneşten koruyor...
-Ne zaman, nereye otursam, toprak bana selam verdikten sonra ilave ediyor: "Ey
Abdullah, haberin var mı, Muhammed aleyhisselamın emanetini taşıyorsun!"
-Nuru kastediyor...
-Kurumuş, hayat izi kalmamış bir ağacın altında dinlenecek olsam o kupkuru ağaç
az sonra zümrüt gibi yemyeşil oluyor. Biraz uzalaşınca geriye dönüp baktığımda
yine eskisi gibi kurumuş olduğunu görüyorum. Babacığım nedir bu hal, ne oluyor;
anlamıyorum?
Ey oğlum, sana müjdelerin en güzeli olsun!..
İnsanların ve cinlerin efendisi; canlıların ve cansızların Peygamberi senin
canından, senin kanından dünyaya gelecektir. Anlattıkların buna delalet ediyor.
Ben de benzeri birçok fevkalade hadiseyi yaşadım. Onlar da aynı haberin
müjdesiydi. Hayırlı olsun! Seni bir değil, bir kere tebrik ederim evladım.
Sana olan muhabbetim boşuna değilmiş...
Abdullah artık delikanlı.
Ancak o, diğer gençlerden ne kadar üstün.
Ahlakı daha güzel; güzelliği apayrı ve çok farklı.
O'nun tavrında, onun halinde, onun güzelliğinde ikinci bir genç bulmak mümkün
değil.
Bu özellikleri ağızdan ağıza yayıldıkça yayılıyor. İşitenler büyülenmiş gibi
hayran. Padişahlar, krallar, Abdulmuttalib'ten kızlarını Abdullah'a alması için
araya hatırlı ricacılar koyuyor. Abdulmuttalibin huzuruna kadar gelen; hatta
teklifinde ısrarlı olnlar bile var.
Abdullah, yirmi yaşına girdiğinde yüzünün güzelliği öyle arttı ki, görenlere
Yusuf aleyhisselam'ı hatırlatıyordu.
Alnındaki nur sanki bir güneş olmuştu.
Harikulade olaylar devam ediyor. Eskaza Abudllah putların yanından geçse,
onlardan bir ses:
-Ey Abdullah, sakın bize yaklaşmayasın! Sen yüksek şan sahibi o emsalsiz insanın
nurunu taşıyorsun. O son Peygamberdir. Bize tapan bedbahtlar O'nun eliyle
cezasını bulacaktır!..
Peygamber efendimizin dünyaya geleceklerine az zaman kaldığını kahinlerinden
haber alan Şam Yahudileri, peygamberlik İsrailoğullarından gidecek diye
karayaslara battılar. İçlerinden yetmiş genç Mekke'ye gidip Abdullah'ı
öldürmeden geri dönmeyeceklerine and içtiler ve silahlanıp yola düştüler...
Ne gece dediler, ne gündüz. Hırsla ve bilene bilene uzunca bir zaman sonra Mekke
yakınına vardılar. Pusudalar. Maykuş gözleri ile çevreyi tarıyorlar. Günlerce
bıkmadan, yılmadan, ortaya çıkmadan beklediler.
Bir gün kolladıkları an gelip attı. Ava gitmek için şehir dışına çıkan Abdullah
işte şuracıktaydı. Kılıçlarını sıyırıp peşine düştüler.
O esnada tesadüfen orada avlanan biri daha vardı. Aynı zamanda Abdullahın
akrabası olan Veheb bin Menaf.
Veheb, yahudileri güneş vurdukça parlayan kılıçlarla Abudullahın peşinde görünce
niyetlerini hemen anladı ve arkadaşları ile birlikte onların önünü kesmeye karar
verdi. Ancak kendileri birkaç kişi ve hazırlıksız; yahudiler kalabalık ve
silahlıydı. Bu sebeple "acaba kavgaya tutuşsak mı, yoksa var geçmeleri için dil
mi döksek?" diye aralarında tartışıyorlardı ki müthiş bir ses patlaması ile
ürperdiler. Gök ikiye ayrılmış gibi kopan gürültünün ardından yeryüzüne yalın
kılıç atlılar iniyordu. Yağız atların bu amansız suvarileri katil niyetli
yahudilerin önüne geçilmez sıra dağlar gibi dizilip düşmanın hamle etmesine bile
zaman bırakmadan bir anda hepsini biçti ve işleri bitince de lahzada kaybolup
gittiler.
Veheb ve yanındakiler yalnız donaklamamış, nerede ise küçük dillerini de
yutmuşlardı. Nice sonra şaşkınlıklarını üzerlerinden atarak toparlandılar...
Abdullah, ormanın içlerinde olan bitenden habersiz avlanırken Veheb bin Menaf,
düşüncelere dalmış olarak Mekke'ye dönüyordu. Bunda bir hikmet olmalıydı. Eşsiz
bir güzellik, eşsiz güzel ahlak ve her bakımdan seçkin bir genç insan. Bu
insanın tehlike anında korunması. Hem de nasıl ve kimler tarafından? Gök
dehşetli bir gümbürtüyle sanki parçalanmış ve ademoğullarına benzemeyen yağız
atlı yiğitler bir anda ortaya çıkarak suikast peşindeki yahudileri göz açıp
kapayıncaya kadar yere sermiş, sonradan sırlara karışıp kaybolmuşlardı.
Veheb, şahidi olduğu bu kadar olayın tesadüf olmayacğını bilecek kadar zeki ve
akıllıydı.
Zihninde bir fikir doğmaya başladı. Kızı Amine'yi bu gence verseydi?Kızına denk
bir insan Abdullah'tan başka kim olabilirdi ki? Hiç kimse! tereddütsüz hiç
kimse!..
Eve vardığında başından geçenleri ve niyetini hanımına açtı. Aminenin annesi de
Veheb'in görüşündeydi. Abdullah bir tane ve Abdullah başkaydı.
Kız tarafı vakit geçirmeden tekliflerini Abdülmuttalib'e götürdüler.
Abdülmuttalib, Amine'nin kusursuz güzelliğini, yüksek ahlak ve iffetini başta
kendi hanımı olmak üzere bir çok kimseden işitmişti. Devrinin her bakımdan en
seçkin kızıydı... hanımı ile görüşüp, oğlu ile konuştuktan sonra Amine'yi
Abdullah'a almaya karar verdi.
Nikah, Ebu Talib'in evinde yapıldı; iki genç evlendiler. Peygamber efendimize
ait nur, artık Amine hatundaydı.
Abdullah, nikah akdinin yapılması için ağabeyi Ebu Talibin evine giderken yoluna
Ümmül Kital isminde bir kız çıktı. Çok güzel, çok zengin ve alim bir hanımdı.
Son Resul'e ait işeretleri kitaplardan okumuştu. Peygamberimizin babasının
alnında ışıl ışıl yanan parıltıyı görünce bunun Muhammedi nur olduğunu derhal
anladı ve Abdullah'tan kendisini zevceliğe kabul etmesini istedi ve şöyle bir
teklifte bulundu:
-"Evet" dersen sana yüz deve hediye edeceğime söz veriyorum.
Bütün maksadı sevgili Peygamberimiz'e "ana" olma eşsiz şerefine kavuşmaktı. Ama
civan delikanlı, Amine ile evlenmiş; nur, şimdi O'nun alnında parlamaya
başlamıştı
Şam Valisinin Fatıma, ismide bir kızı vardı. Bu kızcağız da çok okumuş, ilim
sahibi biriyidi.
İşaretlerden en son peygamberin gelişinin yakın olduğunu anladı. Bu yüzden
Şam'dan Mekke'ye gitti ve Abdullah'ın alnında Muhammedi nuru görünce O'nunla
dünya evine gitmeye niyetlendi. Abdullah Amine ile evlenmişti. Fatıma
Abdullah'la karşılaşınca:
-Ey Abdullah! Teptiğim bunca yol ve çektiğim onca zahmet, Muhammedi nura sahip
olmak içindi. Fakat kader böyle takdir edilmiş. İsteğime kavuşamadım. Şimdi
Şam'a avdet ediyorum. Dilerim belalardan ırak mes'ud bir hayat süresin, dedi ve
üzüntü ile Mekke'yi terkederek yine geldiği yollara düştü.
Abdullah'la evlenmediği için kedere kapılan sadece bu iki kızdan ibaret değildi.
O'nun evlendiğini haber alan iki yüz kızın kahrından öldüğü, bir o kadarının da
hastalanıp yataklara düştüğü söylenir.
Abdullah'ın, düğün günü hem arefeye hem de Perşembe'yi Cuma'ya bağlayan geceye
isabet ediyordu. Düğün sebebi ile melekler göklerde şenlikler yaptı. Cebrail
aleyhisselam, yeryüzüne inerek Kabe üzerine yeşil bir bayrak dikti. Ve:
-İnsanların en hayırlısı ve peygamberlerin efendisine ait nur, Amine Hatuna
geçti. O, yakında doğacaktır, diye dört bir yana seslendi.
Melekler düğünü şenlikle karşılar, kurtlar, kuşlar birbirine müjde verip
tebrikleşirken üzülen biri vardı; lanetlenmiş bir mahluk... İblis. Peygamberimiz
anne karnına düşünce İblis, öyle üzüldü öyle üzüldü ki gamdan simsiyah olan yüzü
ile dağ, deniz demeden dolaştı durdu. Nihayet bitkin ve ümitsiz bir halde Ebu
Kubeys dağının dibine çöktü ve feryatlarla evlatlarını yanına çağırdı:
-Ey oğullarım, dedi. Biz, bundan sonra iflah olmayız. Sonumuz geldi. Zira
canlı-cansız her şeyin Peygamberi olan Abdullahın oğlu Muhammed, anne rahmine
düştü. O, Peygamber olunca putları kırarak, zulmü yıkıp, adaleti getirecek,
dünyayı mescidlerle donatıp imanı yayacak, küfrü yok edecek, hayırlı işler
yapacak, iyiliği emredecek, yolunda gidenler saadete erecektir.
İblis, hüngür hüngür ağlayarak şeytanlara anlatmaya devam ediyordu:
-O'nun ümmeti yiyip içmeye besmele ile başlar ve bitirirler. Birbirlerine
nasihat eder, emri maruf ve nehyi münkeri bırakmazlar. Bu şartlarda onları doğru
yoldan saptırma şansımız kalmamıştır, diyerek saçını başını yolmaya başladı.
Bir şaytan:
-Ey efendimiz, kendinizi bu kadar hırpalamayın. Vaziyet o kadar ümitsiz değil.
Adem Peygamberden bu güne kadar insanları nasıl aldattıksa yine öyle çalışır ve
Ümmeti Muhammedi de yoldan çıkarırız diye görüş belirtti.
Baş şeytan İblis:
-Hayır! dedi, az evvel saydığım meziyetleri sebebi ile siz onlara yaklaşamaz
kendilerini aldatamazsınız. Çünkü bu ümmetin mensupları kendi dindaşlarını
herhangi bir yalnış hareketlerini gördüklerinde ikaz eder ve doğru yola
çekerler.
Az evvelki şeytan:
-Fakat efendimiz, diye tekrar söza başladı. Fakat biz, onlara cimrilik
çekememezlik, birbirlerinin malına mülküne sahdırma ve benzeri kötü duydu ve
arzular aşılarız. Böylece onlar da bizim avcumuzda istediğimiz gibi hareket
ederler...
Bu sözler, İblisi rahatlattı. Oğullarına teşekkür etti. Ümitle dağıldılar.
Abdullah'la Amine'nin düğünlerinin olduğu ertesi sabah bütün putların yüz üstü
yere düştüğü; tahtların devrildiği görüldü...
 
gelen
Bu gelen ilm-i ledün sultanıdır.
Bu gelen tevhid ü irfan kanudur.
(Mevlid'den)
O, kitap kitap övülmüştür.
Büyük, küçük hiçbir ilahi kitap yoktur ki, O'nu methetmesin. Vahiyle onun
müjdesini getirir.
İşte ilk insan ve ilk Peygamber Adem aleyhisselam'a gelen kitapçıktan satırlar.
-O yer ve gök ehlinin en doğrusudur. Cömertlikte en üstündür. Kalbi ipekten daha
yumuşaktır. Çok zaman hüzünlü ve çok zaman oruçludur. Hak tealanın korkusu ile
doludur. Hep Rabbine yalvarır. Gündüzleri de ibadet eder. İnsanlarla
birliktderi. Fakat dünya sevgisi gönlüne giremez. Sır saklar ve dostluklara vefa
gösterir.
İşte İdris Peygamber'in kitapçığı;
-O, insanlarla beraber olur. Onları ağırlar. O, Allahın vaadinden asla şüphe
etmez. Yüce mevlaya pek çok ibadet eder. Kulların suzlarını bağışlar. Allah'ın
"dostum" dediği büyük peygamber İbrahim aleyhisselam'ın kitapçığı;
-O, öyle bir kimsedir ki, insanları şehvet uçurumuna düşmekten korur. Kendisine
yapılan kötülükleri affeder, günahları örter.
İşte Tavrat! Yüce Allah'la konuştuğu için "Kelimullah" sıfatlı Musa Peygamber'in
kitabı:
-O, gönlü çok zengin olan bir mübarek zattır. Yoksul, kimsesiz ve düşkünlerin
sevgilisi ve koruyucusudur. Zenginlerin hasta kalplerini tedavi eden bir manevi
tabibtir. Yaşlılara hürmet eder. Çocuklara acır ve şefkatle davranır. O
güzellerin en güzeli, temizlerin en temizidir. Sohbetinin lezzetine doyum olmaz.
Yumuşak bir ses tonu ve güler yüz-tatlı dille anlatır. Gaflet dolu kahkahalar
yerine pırlanta tebessümleri tercih. O, hükmederken çok adildir. Haksız bir iş
yaptığı görülmez. Sabrı şaşılacak kadar çoktur. Derdlere, belalara, sıkıntılara
sabreder ve yine şükreder. Fakat, Allah ve Resulüne inanmayan din düşmanları ile
en amansız şekilde cenk eden bir bahadırdır.
Savaş sonrasında hürriyetini kaybeden esirlere kötülük yapmaz. Onlara hoş
davranır. O, suratını asmayan yüzü güleç bir insandır. Öyle bir Peygamberdir ki,
hiç bir kitap, kalem ve mektebe lüzum kalmadan bütün ilimler; bilgisi, gizli,
açık her ilmi kucaklamış olan ilim sıfatlı Allahü teala tarafından her tafsilatı
ile kendisine öğretilmiştir.
Yine Tevrat'tan:
-O, Allahü teala'nın Resulüdür. Kalbi katı ve huyu kötü değildir. Aşağı şeyleri
beğenmez ve onlara iltifat etmez. Her yerde ve her zaman ölçülü konuşur. Suçları
affeder. Ümmeti güzel ahlaklıdır. Minarelerden namaza davet eden müezzinleri
işitince abdest alıp camiye koşar, düzgün saf yapar, bir hizada dururlar. O'nun
ümmeti, geceleri de zikreder ve ibadet yapar. Örtünmeye dikkat ederler...
Mekke'de dünyaya gelecek, bütün insanları Hakka davet edecektir. O benim ismi
Muhammed olan Peygamberimdir. O'nun varlığı yüzsuyu hürmetine gözlerden perde
kalkar, kulaklar işitir, kalp gözleri açılır. O, bozuk dinleri ortadan kaldırıp
hak olan islamiyeti yeryüzüne iyice yerleştirmedikten sonra ömrüne son vermem.
Bu da sesi güzel Peygamber Davut aleyhisselam'a inen Zebur:
-O'nun eli açıktır. Hiç kızmaz. Yüzü güzel, boyu güzel, huyu güzel, sözü
güzeldir. Sözleri gönülleri rahatlatır; ruhları huzura kavuşturur. Nur yüzlü bu
peygamber nefsi eve kalbi hasta insanların hakiki tabibidir. O, ölüm anını,
mezarı, mahşeri ve cehennemi düşünerek çok ağlar, çok düşünür, az konuşur, az
uyur, az güler, gülüşü tebessüm şeklindedir.
Bu övgüler de göğe çekilen büyük Peygamber İsa aleyhisselam'ın kitabı İncil'den:
-O, az yemek yer. Cimrilikten hoşlanmaz. Kimseyi çekiştirmez. Aceleci değildir.
Hile yapmaz. Kötü söz konuşmaz. Kendisi için intikam almaz. Tembel değildir. Aza
kanaat edip, çoğu ihsan eder. O'nun işleri ve tercihleri aşırılıklardan uzak ve
bunların ortası üzeredir. Yerde ve gökte yaşayanların medarı iftiharıdır. O,
günaha batmış olanların şefaatçısı, onsekizbin alemin rahmetidir. Cennette
kıymetli kevser suyunu o dağıtacaktır. Daima doğruluk üzre ve daima ihlaslıdır.
Dili her an Kur'an-ı anar. O öyle üstün vasıflarla yaratılmıştır ki, gözleri
uyusa kalbi uyanık kalır. İnsanlardın gelen eza ve cefaya katlanır da yine
şefaati bırakmaz.
Kıyamet vakti herkes, o ana baba gününün dehşetinden adeta akıl ve şuurunu
kaybetmiş halde "Allahım beni koru" diye inlerken O, "Ya Rabbi, ümmetimi koru"
niyazında bulunacaktır. İsrafil'in "sur" ismi verilen borusu O'nun ümmeti sebebi
ile çalacak; ölmüşler böylece yeniden dirilecektir. Kıyamet gününde herkes,
O'nun şefaat etmesi için eteğine yapışacaktır. Ey İsa, Muhammed Mustafa'nın
Peygamberliğini tasdik ve O'na iman et. Ben azimüşşan Adem'i cennet ve cehennemi
O'nun sevigsi uğruna yaratdım. Eğer onu halk etmeseydim, hiçbir şeyi
yaratmazdım!
Veheb bin Münebbih hazretleri Allahü tealanın buyurduklarını semavi bir kitaptan
naklediyor:
-Hak ve adalet O'nun şiarıdır. O'nun dini islamdır. Onun bereketiyle dargın
gönülleri barıştırır, ayrı tabiattaki insanları birleştiririm.. O'nun ümmetini
ihlas ve ibadet yönünden öbür ümmetlerden üstün tutarım. Benim hoşnudluğumu
kazanmak için evlerini barklarını, çoluk çocuklarını terk edip cihada gider,
kafirlerle savaşır ve Allah yolunda seve seve canlarını verirler. Onlar namazda
ve cihadda saflarını düz tutarlar.
Namazlarını acele etmeden sakin sakin ve şartlarına uygun kılarlar. Her yerde
beni anar, uzun gecelerde namaza kalkkar, gündüzleri din düşmanlarına meydan
okur, arslanlar gibi döğüşürler. Bütün bu hasletler O'nun hatırı için ümmetine
ihsan ve nimetlerimdir. Ben her şeye kadirimdir...
Gelen işte böyle bir Peygamberdi. Her cephesi ile örnek ve üstün insan. Melekler
ve Peygamberler bu gelişi müjdeliyordu.
Nitekim o büyük insanın doğumundan beşyüzaltmış sene önce Ka'b bin Lüey de ilahi
kitaplarda okuduklarından duygulanır ve O'nu şiirler okuyarak müjdeler:
İnsanlar gafletteyken gelir yüce Peygamber,
Muhammeddir, doğrudur, O'ndadır doğru haber.

 
SONRAKİ SAYFA

 
 

SAAT

 
 
  Sık Kullanılanlara Ekle
site içi özel arama (islam anahtarı )

Üye Girişi


Kullanıcı Adı:

Şifre:

Şifremi unuttum

kayıt ol

 

 
 
 
 

DUYURULAR

 

Duyuru Panosu

Kullanıcılarımız toplam 13224 mesaj gönderdiler
Toplam 473 kayıtlı kullanıcımız var
Son kaydolan kullanıcımız: bekir öztürk
üyemiz olmak için
buraya tıklayın
forumda sınırsız
paylaşıma
katılın

 

 

 
 

mediaplayer

Kur'an-ı Kerim Ziyafetleri
islamanahtarı radıo
radyo ve tv yayınları
ezgiler
şiirler
namaz öğreniyorum
mehter marşları
Belgeseller
filmler
klipler
tiyatrolar
kutsal yolculuk hacc
mealler
tefsir dersleri
kur'an öğreniyorum
İlahiler
ezan-ı muhammedi
nakşibendi cemaati
islami videolar
mübarek geceler
sevgili peygamberim
ilahi ve kasideler
hutbeler
eshab-ı kiram serisi
evliyalar serisi
silsile-i aliyye
cennet ve cehennem

 

 
 

menü




HZ.MUHAMMED (S.A.V)
Sitene Ekle
 
http://www.islamanahtari.com/
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol